Bazen hayatımızda yaşlı adam Salomonsohn gibi anlaşılmayı bekleriz ve bazen herkes hatta yakın hissettiklerimiz yani ailemiz bile bizi anlamaz . Sonrasında anlaşılmadiğımız için derin bir sessizliğe gömülür ve etrafımızdaki her olayı ve herşeyi bir süre sonra görmezden gelmeye başlarız . İşte kitaptaki karakter Salomonsohn bir gece mide ağrısıyla uyanır ve kızının gece yarısı başkasının yatağından kendi yatağına geri döndüğünü görür bu duruma çok sinirlenip üzülür . Kızına ve karısına ne kadar söylemek istese de içindekilerini bir türlü söyleyemez ve zamanla düşünceleri nefrete dönüşür . Bir süre sonra karısına tatilden birlikte gitmek istediğini söyler ancak karisi bu teklifi sertçe reddeder kendisi gitmek istiyorsa gidebileceğini ,kendisi ve kızının kalabileceğini söyler .Salomonsohn bu duruma çok içerlenir ve kendisinin bir köpekten farkı olmadığını ve yapayalnız hisseder . Bu histen sonra artik herseye duyarsızlasir ve onu gece boyu uyutmayan düşünceleri bir süre sonra hiçbir şey hissettirmeye başlar ve herşeye işine ,ailesine , etrafındaki herseye anlamsiz bakar . Hastalığı ilerdigini anlayınca doktora gider ve doktor hastalığının epey ilerdiğini ameliyat olmasi gerektiğini söyler . Salomonsohn ameliyat olmadan önce bütün varlığını bir kiliseye , cenaze masraflarına ve dilencilere dağıtip ameliyat olur ancak ameliyattan kısa bir süre sonra gözünü açtığında kızını yanında görür kızı onu öptüğünde kızının çocukluk anıları gözünde canlanıp gülümser ancak parfüm kokusunu duyunca anılarından sıyrılıp o geceki anı hisseder ve kızına " defol " der bunu gören doktor endişelenir , kızını ve karısını odadan çıkarır ve kısa süre sonra Salomonsohn hayata gözlerini yumar... Yazar Salomonsohn' un psikolojisini bize çok iyi aktarmış kitabı okurken bazen hissettiğim