“Düşman ilerleyebilir, düşman Ankara’ya kadar da gelebilir. Fakat biz, yurdumuzun en son kayası üstünde de kendimizi savunacağız. Düşmanı vatanın harimi ismetinde boğacağız.” diye bir ses yükseldi. Bu O’nun sesidir. Bu, insana ümit, kuvvet ve metanet veren sestir.
Savaş meydanına bizzat O geliyor. Altın başı ufukta bir çoban yıldızı gibi parıldamaya başladı.
Yazıklar olsun, seni sevmesini bilmeyenlere; ey, gamlı ülke! Seni sevip, senin sessiz dramın içinde gömülüp gitmekten korku çekenlere!.. Taşın, toprağın ne bitmez bir sabır ve mukavemet hazinesidir!..