Bizi halısızlık, ütüsüzlük, kıyafetsizlik değil, seyahatsizlik, tiyatroya gidememişlik, seminere para verememişlik, dergiyi, kitabı tecrübe edememişlik, denize girememişlik öldürür. Nitekim öldürüyor da. Bu güzel ülkede çoğumuz yaşayan ölü gibiyiz.
Artık "daha görmüş geçirmiş" biri olmanın zamanı gelmiştir belki de. Dünya değişiyor Lizzie. Kadınlar başkalarının dayattığı hayatları yaşamak zorunda değiller. Söz hakları var ve ben hakkımı kullanıp hayatımın geri kalanını bana söylendiği gibi yaşamamayı, insanlar ne düşünecek diye endişe etmemeyi seçiyorum.
Öbür türlüsü hayat değil.