Tatlı RüyalarAlper Canıgüz 🛏🛏Bir kitabı daha bitirmenin mutluluğu ve keyifle okuduğum her sahnenin yüze yansıyan kocaman sırıtışıyla herkese merhaba.Bu tarzda okuduğum ilk eser olması nedeniyle nasıl bir şey okuyacağım diye baya meraktaydım açıkçası.Kitabın kapağında yazılı “Psiko-Absürd Romantik Komedi” tarzını kafamda o kadar evirip çevirsem de sanırım böyle ilginç,komik ve bol psikolojik göndermeler içeren bir kurgu okuyacağımı hiç tahmin etmemiştim.🛏🛏
(Spoiler içerir ) :
🛏🛏Yazar aldığı eğitimi fazlasıyla eserine yansıtmış ve ortaya psikolojik terimlerle örülü bir kitap çıkmış.Psikoloji ve komediyi öyle güzel harmanlamış ki her sayfayı çevirirken şimdi ne olacak, nasıl bir atmosfer yaratmış demekten kendimi hiç alamadım.Bol bol Freud’a da göndermeler yollamış. Eserin son kısmında profesörün öğrencilerine veda ederkenki temennisi baya şairane ve kahkaha atmama sebep oldu: “Freud’un ışığı üzerinizden hiç eksilmesin ve hepinizin sapığı bol olsun.”
🛏🛏 Hepimiz gece yattığımızda rüyalar görüyoruz.O rüyalardan çoğu zaman çok etkileniyoruz.Saatlerce gördüğümüzü düşündüğümüz rüyalar sadece saniyelerle ifade ediliyor.Eserde buna da ustalıkla değinmiş yazarımız.Rüyalar ötesine giden Şevket Hakan Tunçel orada geçen zamanında Hector olduğu anlarında iki saat uyuduğunda ordaki kişinin iki gününe tanık olduğunu belirtiyor.🛏🛏
🛏🛏Hectorlu,Hamit Alemdarlı,Panşlı,Tatarlı,Profesör Fişekli,Muhittin Abili,Nalanlı,Bebekalı,Şevket Hakan Tunçelli bol komedi unsurunun akla gelmeyen absürt şeylerle ve psikolojiyle birleşimi nasıl olur diyorsanız hiç bekletmeden başlayın esere.Belki de sizin için tatlı geçer rüyalar.🛏🛏
🛏🛏 Hakikaten Nalan nasıl kandırdı Hector’u?Onların evlenme olayına durun siz evlenemezsinz diyen nikaha müdahale eden kötü adam olmak isterdim.Keşke Profesörün de yurtdışı macerasını
Daniel GlattauerPoyraza Çare 1Seda Daşkın
Günün birinde birinden bir e-mail aldığınızı düşünün...Ulaşması gereken yere ulaşamamış ve yanlış kişiye gitmiş bir e-mail...Ve her şeyin, o yanlış mailin sizin gelen kutunuza gelmesiyle başlayan; esprili,komik,laf cambazlığıyla dolu, sizin ve karşı tarafın kendi içsel dünyasına dair keşfedilmeyeni keşfedeceğiniz bir mailleşme trafiği.
Emmi ve Leo işte bu tatlı hikayenin kahramanları...Hani diyoruz ya; görmeden dokunmak nasıl oluyor diye.Bu sorunun cevabını sözcüklerle kurdukları dünyadan bizim için yanıtlıyorlar.Öyle bir içtenlik öyle bir kelime akımına kapılıyorsunuz ki;sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamıyorsunuz.Ama yine de siz siz olun devam eseri elinizde olmadan sakın okumaya başlamayın.Yoksa evde kendinizi bir aşağı bir yukarı arşınlarken kafanızda o malum soruyu, “Şimdi ne oldu?” sorarken bulabilirsiniz.
Yazın sıcağında,denizin kucağında buzlu kiraz yemek gibiydi Sait Faik’i okuyabilmek...Hele kitabın sonundaki onu tanımlayan Abidin Dino’nun muhteşem yazısıyla bitişi...Öyle güzel betimlemeler yapmış ki onun üstüne;hayran hayran sıcak havada duyduğunuz esintiyi bütün vücudunuza çekmek gibi bir tat bırakmış üstüne...
Öykücülüğü baş tacımızdır ama gelin bir de bu muhteşem romanıyla ona daha da hayran kalın derim. Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık