İlk okuduğum manga değil ama ilk kez Japon bir yazardan ve böylesine popüler bir manga okudum. Konusunu herkes kadar bende biliyordum ve ilginç de buluyordum ancak okumak için bir türlü denk gelememiştik. Ve manga okuyucusu değilimdir bu yüzden sürekli ertelenen kitaplardan biri oldu benim için. Ta ki, 3 gün önce Kindle'a kitap yükleyeceğim zaman indirdiğim sitede görene kadar... Bu sıralar hızlı tüketebileceğim ve kafa dağıtacağım kitaplar okuma dönemimdeyim. Bu yüzden manga okuyusu olma konusunu düşünmekteydim. Çünkü birbirinden güzel konulu hikayeler var ve bu alemlere dalmak bence fazlasıyla eğlenceli.
Kindle'a yüklediğim gibi okumaya başladım ve sürekli heyecanda tutmasını sevdim. Elimden bıraktığımda nerede kaldığımı kolaylıkla hatırlıyordum çünkü o gerçeklik hissini verebiliyordu. Okurken, o ana kapılıp gitme duygusunu yaşatıyor.
Konusu beklediğimden daha farklı bir tarzda işleniyormuş ama bunu daha çok sevdim sanırım. Çünkü böylece o hafif gerilimli heyecanı her saniye yaşatabiliyor.
Konusunu bilmeyenler için kısa bir tanıtım:
Yagami Light, ders esnasındayken gökten yere düşen bir defter görüyor. Bu defter, canı sıkılan ölüm meleği Ryuk tarafından dünyaya atılıyor. Eline geçen bu defter ile ne yapacağını bilemeyen Yagami, onu alarak evine gidiyor. İnceledikçe nasıl kullanacağını anlıyor ve hiç beklemediği bir güç elde etmiş oluyor. Deftere yazdığı isimler bir bir ölüyor. Dünya üzerindeki azılı suçluları tek tek yazarak dünyayı daha iyi bir yere çevirmeyi hedefliyor. Ancak bazen işler istediği gibi gitmiyor. Amacı, insanları kötülük yapmaktan uzaklaştırmakken, çok yetenekli gizli dedektif L'in radarına yakalanıyor. Yagami Light'ın rahatça düşlediği dünyaya ulaşması için öncelikle L ile baş etmesi gerekiyor.