1812 yılında Napolyon'un Rusya saldırısını anlatan tarihi bir roman. Savaşta yaşayan insanların durumu, aile ilişkileri, ülke durumu ve hiç beklenmeyen olayların gelişmesinin anlatıldığı bir savaş günlüğü. Anlatım dili insanı savaşın içerisinde hissettiriyor. Çekilen acıların ve yaşanan kayıpların gerçekçi anlatılması o dönemi daha iyi anlamamızı sağlıyor. Yüzlerce yıl geçmesine rağmen günümüzde hala değişmeyen şeylerin olmasını görmek üzücü. Kitapta insan hayatının kişisel hırslardan ve siyasetten daha üstün olduğu açık bir şekilde gösterilmiş. Tolstoy'un çok uzun yıllar süren çalışmaları sonucunda ortaya çıkardığı mükemmel bir başyapıt. Uzun olması okunmasına engel değil, ilk kitabı okuyunca ikinciyi merak ediyorsunuz.