Bütün hediyeler, dünyanın bütün iyilikleri bir an bile böyle bir insanın kendi yüreğinde duymak istediği, ama başkasının despot, kıskanç keyifsizliği tarafından engellenmiş olan bir sevinç duygusunun yerini tutamaz.
Bir yazar; öyküsünü ikinci kez, değişiklikler yaparak yayınlarsa, edebi açıdan ne denli iyi olursa olsun, ister istemez kitabına zarar vermiş olacaktır. İlk izlenimler insanları sürükler; insanoğlunun yapısı gereği, okuru en akıl almaz konularda ikna etmek mümkündür; ama bu ilk izlenimler aynı zamanda onların zihinlerinde yapışıp kalır ve onları sonradan silmek ya da yok etmek isteyenin vay haline!
Devlet hukukunun bu konularla ilgili kararlarının benden daha sert olduğu kesin, onun sorumluluğu empati kurmadan gelenek görenek ve genel ahlak düzenini korumaktır; bu onu mazeret bulmak değil, yargılamak zorunda bırakır.
Sivil bir şahsiyet olarak ben, niçin savcı rolü oynayacakmışım ki: Meslek seçmem gerekiyorsa, savunma cephesinde olmayı yeğlerim. Şahsen insanları mahkum etmektense anlamak beni daha mutlu kılar.
Aklımı oynatmak pahasına, kendime defalarca telkinde bulundum, insan bir kez olsun, bir an olsun aptalca davransa ne olur sanki diye. Ama fazlasıyla belirsiz bir sözcük olan vicdan denen şeyden kaçamıyorsunuz.