Bu ömür boyu sahip olduğum altı yüz kırk birinci balık. Tanrı'nın yarattığı başka bir canlıya bakmayı ve sevmeyi öğrenmem için ailem yıllar önce ilk balığımı almıştı. Sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey, insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu. O özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.
Büyük Yürüyüş dünyanın kayıtsızlığına karşın sürüp gidiyor, ama giderek daha sinirleri yıpratıcı, başdöndürücü oluyor; dün Vietnam'ın Amerikalılar tarafından işgaline karşı, bugün Vietnamlıların Kamboçya'yı işgaline karşı; dün İsrail için, bugün Fistinliler için; dün Küba için, yarın Küba'ya karşı -ve hep Amerika'ya karşı; zaman zaman kıyımlara karşı, zaman zaman başka kıyımlara arka çıkmak üzere;
İşi tersten ele alırsak, bir yükten mutlak biçimde yoksun olmak insanoğlunu havadan daha hafif kılar; göklere doğru kanat açar insan, bu dünyadan ve dünyasal varlığından ayrılır, yalnızca yarıyarıya gerçek olur, devinimleri önemsizleştiği ölçüde özgürleşir. Hangisini seçmeli o halde? Ağırlığı mı, hafifliği mi?