“Açtığımda gözlerimi, dünyanın en güzel kadınını gördüm. Dünyanın aşık olunabilecek tek kadınını. Onunla karşılaştığı için insanın Tanrısına, cehennemde sonsuza kadar yanmaya razı olduğunu haykıracağı güzellikteki kadını gördüm. İlk defa gözlerimi kapatmıştım bir kadını öperken. Açtığımda güneşi gördüm.”
“Hiçbir şey değişmedi. İsterdim yeni bir insan olarak inmeyi o tekneden. Değişmeyi, iyi biri olmayı, hissetmeyi, sevmeyi. Hepsini isterdim. Ama istemenin yetmediğini çok erken anladım. Hiçbir şeyin yetmediğini! Dünyayla mesafeli bir dostluk kurmak zorunda kaldım. Çünkü kuşkulandım bana verdiği hediyelerden. Her şeyden! Kendimi kaybettim.”
“İnsanin karmaşıklığa, sırlara, yalanlara olan bağlılığı, basitlikten vebadan kaçar gibi uzaklaşması son derece anlamsız geliyordu bana. Hayatlarını zorlaştırmak isteyenlerin bu çabalarına verdikleri isimse entrikaydı.”
“Tabii bilmiyorlardı sayısını unuttuğum kadar insanın hayatını mahvettiğimi. Bilmiyorlardı annemi, babamı kahrettiğimi. Bunlar bir yerlerde suç olmalı! Bir yerlerde insanları hapse atıyor olmalılar, başkalarını öldüresiye üzdükleri, derin mutsuzluklara ittikleri için. Belki cinayetlerin değil ama intiharların azmettiricileri olduklari için cezalandırılması gerekir birilerinin. Ama daha kesfedilmediği için, bunu yapmış olanlari saptayacak bir makine, kandaki alkole benzemediği için kötülük, bıraktılar beni de.”