Sevgi

Sevgi
Tolstoy’un bisikleti.
Muhasebe
Bursa
Van
309 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Canım Aliye Ruhum Filiz
Puan vermedi·160 syf.··
2025 5. kitabı
Bir alıntı ile başlamak istiyorum. “Düşün dünyada yalnızlık kadar feci bir şey var mıdır? Tabi yalnızlıktan kafa yalnızlığını kastediyorum. Yoksa dünya bir sürü kalabalıkla dolu. Syf: 49 Sabahattin Ali’nin , eşi ve kızına yazdığı mektuplardan oluşan ve her bir sayfasıyla ruha dokunan bir eser.. Önce sevgilisi olarak mektuplaştığı Aliye hanımla daha sonra eşi olarak mektuplaşıyor. Ve sonra kızı Filiz dahil oluyor hikayelerine. Bu mektuplar, dönemin zor koşullarını; politik, ekonomik sıkıntıları bile o kadar iyi anlatıyor ki. Bazen kırgın bir dille, bazen özlemle bazen de öfkeyle ama bunun en diplerinde bulunan derin bir yalnızlığın serzenişini satırlarında o kadar hüzünlü hissettirmiş ki… Sabahattin Ali’nin anlaşılma çabasında iç dünyasının çöküşünü hissettik. Yalnızlığı bu kadar iyi hissettirmiş olması hüzünlendirdi(Syf:17) Özetle; özlem, aşk, ve babalık bu hikayede adeta bir sarmal gribiydi içi içe birbirine bağlı. Sade ama düşündürücü. Varolma savaşı veren hüzünlü ama aynı zamanda sevgi dolu bir babaydı Sabahattin Ali bu kitapta. Ve bir alıntı ile bitirmek istiyorum. “Etrafın seni sıkıtığı zaman kitap oku, ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı sevdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim. Ve kitapları beraber seveceğiz” Syf: 17
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,4bin okunma
Puan vermedi·94 syf.··
2025 4. kitabı
Sonlara ilerlerken lütfen sonu böyle olmasın dediklerimden… Etkileyiciydi. Kitabın oldukça sade bir anlatımı var. İki hikayeden oluşuyor. Birinci hikayede; henüz hayatın ciddiyeti ve acımasızlığının farkında olmayan genç bir kızın (Margaret), hayranlık duyduğu adama (Peter Sturz) kendisini teslim etmesi ve adamın da onun bu saflığından faydalanmayıp bunu reddetmesi ve kıza şefkatle bunun doğru olmadığını söylemesi. Yıllar sonra yolların kesiştiği bir yerde kadın tüm olanları ve adamı hatırlar. Ve adamın iyiliğini güzel bir jestle -adamın gözlerini yaşartacak bir şekilde- karşılık veriyor. İkinci hikayede bir köpek olan Ponto’nun; sevgiye ve ilgiye alışmış olması ve bu sevgi kesildikten sonraki davranışlarını okuyunca çok şaşıracaksınız. Ve o pazar gününü siz de unutamayacaksınız…
Geç Ödenen BedelStefan Zweig · Olympia Yayınları · 20243,965 okunma
Ya şimdi ya hiçbir zaman!
9/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
Bu kitap yalnızca tembelliği anlatmıyor! İnsanların aksine küçük hesaplar peşinde koşmayan, dünyayla bütünleşememiş kendine bir yer bulamamış bir kişi (Oblomov) adı altında ve diğer karakterleri ile( Olga,Ştolts, Zahar) hayatın bütününü ele alıp, yer yer yozlaşmış dünya yapısı, Almanlara ve Ruslara da değiniyor. “Almanlar hep böyledir” gibi atıflarda bulunuyor yazar Bu kitabın bende bıraktığı etkiyi şöyle Olga ve Oblomov arasında geçen bir diyalogla açıklamak istiyorum. - Niçin her şey böyle berbat oldu? Sana kim beddua etti İlya? Ne günah işledin? İyi yüreklisin, zekisin, duygulusun, soylusun. Ama gene de eriyip gidiyorsun. Seni için için yiyen nedir? Bu hastalığın bir adı yok mu? Oblomov zor işitilir bir sesle: -Var, dedi. Olga yaş dolu gözleriyle sorar gibi baktı. Oblomov: -Oblomovluk, diye mırıldandı. (s.466) İncelemem 4 sayfayı bulmuş defterime yazarken farkına varmamışım. Belki da hala yazıyor olacaktım fark etmesem. Kitabı düşününce derinlere dalıp gidiyorum. Ama biraz derledim. Önceleri çok yadırgadığım, okurken aşırı gerildiğim Oblomov’da kendimi bulduğum an onu anlamaya çalıştım. Buna empati mi diyorduk? Sizde de öyle olacaktır eminim. İyi okumalar:)
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Kendine Ait Bir Oda
7/10
·135 syf.··
2023 2. kitabı
Her erkeğin değil her kadının da değil; her bireyin okuması gereken bir kitap olduğu okudukça anlaşılıyor. Tarih boyunca kadınların hep karşı cins tarafından bastırıldığını, kendilerini ifade etmeye fırsat tanımadıklarını ele alan bir yapıt. Kitabı okuyunca değişen tek şeyin sadece takvimdeki tarihler olduğunu anladım. Çok acı bir durum ki 18. Yüzyıl, 19. Yüzyıl …… ve günümüzde bile kadına davranış tarzı hep aynı. Yazarın en çok vurguladığı şey; kadının parası olacak ve kendine ait bir odası. Benim için kitabın en vurucu yeri: “ Para kazanın, kendinizle ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Kadınların neden bir ‘Shakespeare’ olamadığının cevabını vermiş Virginia Woolf.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Olympia Yayınları · 202048,1bin okunma
Korkuyu Beklerken
Puan vermedi·196 syf.··
2022 7. kitabı
Oğuz Atay’ı okumayı hep erteledim ama artık onu okumaya kendimi hazır hissediyordum ve okudum bu kitabı. Kitap kaç hikayeden oluşuyor, karakterleri de genelde ruhsal çöküntü içinde olup, yalnız kalanlardan oluşuyor. Açıkçası kendimi buldum ben bu kitapta. Sakin bir kafayla okununca anlaşılabilir bir kitap aslında. Benim aklımda kalan birçok cümlesi var, ama bazı yerileri de pek anlamış değilim. Son olarak bu romanda en sevdiğim alıntıyı paylaşarak bitirmek istiyorum “ Beni anlamıyorlardı zarar yok, beni daha kimler anlamadı.”
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma