Modern hayatın, kapitalizmin bize “acele et, daha çok yap, daha çok kazan,hiç durma” baskısı gerçekten insanlık için mi?
Aslında insanlarda mucize yok, asıl mucize insanın dinlemesi, anlaması, var olması, birbirine, kendine zaman ayırması.
İşlerimiz, teknoloji vb bizim zamanımızı çalıp, insanların içinde ki yaşama sevincini koparıp alıyor..
Acaba çocukların dışarıda oynamalarını boş boş oynamasınlar faydalı, öğretici şeylerle ilgilensinler istenirken, öğretici oyunlar sunarken hayal güçlerini ellerinden mi aldı bu dünya?
Uzun süredir aklımda bir soru vardı ;
Kimsenin kimseyi dinleyecek zamanı kalmadı, daha çok çalışmak, daha çok para kazanmak ne için? İnsan rahat bir gelecek kursun , çocuklarına bi kaç ev bıraksın diye. Peki şimdi ki en güzel yaşlarımızı, en kıymetli, en keyifli zamanımızı harcıyoruz ne için? Rahat bir gelecek için, belli olmayan bir gelecek. -asla çabalamasın kısmından söz etmiyorum fazlasından bahsediyorum- sonunda ölmeyecek miyiz? Bu soru içimi kemiriyordu bu kitap üstüne tuzu biberi oldu.
Momo 1973’te bence gelecek için varsayımla yazılmış bir kitap ama tamamen günümüzün geldiği son durumu nokta atışı tutturmuş bir kehanet gibi hissettirdi.