Şeyma Güdül Yasan

Şeyma Güdül Yasan
@symagdl
“Oysa iki yıl sonra yeniden karşılaştığımızda onun tek tek kişilerin değil de top-lumun, içine doğduğu ekonomik ve toplumsal koşullarının kurbanı olduğunu bilmiyor muydum? Biliyordum elbet. Kendisine anlatmaya bile çalıştım bunu. Bilmediğim şey "toplum" un biz olduğumuzdu.” “Melek'i ilerde birçok çiçeğe benzettim, evet ama ta o zamandan çiçeğe benzetmiş miydim? Yoksa şimdi, asılacağını bildiğim için mi? Kimi eskimiş çiçeklerin başları, asılmış bir kadının başı gibi öne sarkar. Melek ilk günden beri çiçeğe benziyor-duysa, başı bir gün nasıl olsa öne sarkacaktıysa, asılmasına neden olma suçundan kurtulacak mıyım? Bir kadını kurtaracağım diye astırmak...” “Koskoca bir mahallenin kadınlı erkekli, böylesine korkunç, böylesine çirkin bir olaya göz yumması, suça (kimisi yalnızca susarak da olsa) katılması nasıl açıklanabilir? Gerçeği öğrendiğimde aklım almamıştı bunu. Şimdi düşünüyorum, duruşmada söylenenleri de değerlendiriyorum da, susanlar kendilerine inanabilecekleri bir yalan uydurmuşlardı anlaşılan: Bir erkek nikahlı karısını istediği gibi kullanabilir. Kadın karşı çıkmadıkça, hatta resmen şikâyet etmedikçe kimsenin yasal olarak karışmaya hakkı yoktur! Böyle düşünüyorlardı besbelli. Yüzyılların alışkanlığı böyle düşünmeyi olağan kılmıştı onlar için. “Şimdi düşünüyorum da o ilk anda bana en korkunç gelen Melek'e yapılanlar değil de, bunu birçok kişinin yapabilmesi, birçok kişinin de yapılmasına göz yummasıydı sanırım. Genç bir kızın, zavallı, korunmasız bir kızın bir zorbanın sapıklığına kurban edilmesine bunca kişi katkıda bulunabiliyor, bunca kişi de olayı uzaktan, rahat rahat seyredebiliyordu. Olacak, akıl alacak şey miydi bu?”
Reklam
“Çocuklar her şeye sahiptirler, elinden alınanlar dışında” “Mutluluk buydu;saçlar rüzgarda, ayaklar denizde, Sadece bir an sürse bile..” “Yaşam geriye bakarak anlaşılır. Ancak unutmamak gerekir ki ileriye bakarak yaşanmalıdır.”
“.. Erkekler evlerinin kapısından küstah bir boşvermişlikle çıkıyor, işe giderken yanlarına sadece dosyalarını alıyorlardı. O ise tıpkı ağır kabuğunu sırtında taşıyan bir kaplumbağa gibi suçluluğunun yükünü gittiği her yere sürüklüyordu.” “.. Eve gitmeden önce bir iki kadeh içmek için işten biraz erkek çıkmanın, çocukların bakıcı problemi yüzünden işten erken çıkmaktan çok daha fazla hoşgörüyle karşılandığını biliyordu.” “.. -Hamile kaldığı için bir kadınların görevinden alınarak daha alt pozisyona alındığını- görmüştü…Bu kadınların maruz kaldıkları sessiz ve görünmez, kimsenin dile getirmediği, sıradanlaşmış bir şiddetti.” “…Smita insanların uykuda da eşit olmadıklarını düşündü. İnsanlar hiç bir konuda eşit değillerdi…” “… İnsanların gözünde artık hasta bir avukat değil, avukat bir hastaydı. Arada ki fark çok büyüktü.” “… Sarah kel bir erkeğin bazen seksi olarak algılanabilecekken, kel bir kadının daima hasta olarak algılandığını düşündü.” “Francesca oldum olası her şeyden kuşku duyan, karamsar, dünyaya kapkara gözlüklerle bakan ve düşünmeden, baştan reddeden insanlardan biri olmuştu. Böyle insanlar harika bir manzaranın ortasında göz tırmalayan bir detayı, güzel bir masa örtüsünün üzerinde ki ufacık lekeyi ; sanki hayata bir tek bu amaçla gelmişler gibi en ufak bir pürüz bulmak için sürekli hayatı didik didik ederlerdi.” “O işin başarılmasının imkansız olduğunu bilmedikleri için başardılar.” - Mark Twain.
“Kızım, eğer değerli bir insanla karşılaşırsan, ona benzemeye çalış ; sıradan bir insanla karşılaşırsan, onun hatalarını kendinde ara” “Olgunluk çağında insan hala ayıplanıyorsa artık ondan beklenebilecek hiçbir şey yok demektir” “Bazen acıya kapıyı açmak gerek” “Ne aşırı yalnızlık, ne aşırı ilişki, tam ortası, işte bilgelik budur” “Hiç düşünmeden duymak ya da okumak boşuna bir uğraştır” “Düşünmeden öğrenmek gereksizdir, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir” “…Üçüncüsü çünkü hakikatin doğru görünümü yoktur-yalanların çoğu çok daha iyi hazırlanmıştır. …Çünkü hakikat yaralar. ‘…Anne ne yapmalı? Yalan mı söylemeli? ‘Hayır, susmalı. Sessizlik, asla ihanet etmeyen bir dosttur.” “Sustukça ona derinlik atfediliyordu” “Gerçek, her zaman şüphecilikten pişmanlık duymana neden olmuştur.” “Yaratılış olarak hepimiz kardeş doğarız ve eğitimle birbirimizden farklılaşırız.”
Alıntı