Zira sevgi taçlandırdığı kadar çarmıha da gerer sizi. Besler, büyütür hem de budar sizi. Doruğunuza tırmanıp, güneşte titreyen en hassas dallarınızı okşadığı gibi, köklerinize de iner ve sarsar, toprağa sıkı sıkı tutuşlarınızı.
"Gerçek aşk acısı, varlığımızın en temel noktasına yerleşir, bizi en zayıf noktamızdan sımsıkı yakalar ve diğer bütün acılara derinden bağlanarak bütün gövdemize ve hayatımıza hiç durdurulamayacak bir şekilde yayılır. Eğer umutsuzca aşıksak, baba kaybından en sıradan talihsizliğe, mesela anahtarımızı kaybetmeye kadar her şey, diğer bütün acılar, dertler ve huzursuzluklar, her an yeniden kabarmaya hazır olan bu asıl ıstırabımızın tetikleyicisi olur."