Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem... Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye... Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece...
İnsanlar gibi ulusların da çoğu yalnız gencliklerinde yumuşak bağlıdırlar; yaşlandıkça yola gelmez olurlar. Bir kez töreler yerleşip kör inançlar kökleşti mi, artık onları düzeltmeye kalkışmak hem tehlikeli hem boşunadır.
Her türlü adalet Tanrı'dan gelir; adaletin kaynağı yalnız O'dur. Ama biz adaleti bu kadar yüksekten almasını bilseydik, ne hükumete ihtiyacımız olurdu, ne de yasalara. Kuşkusuz, yalnız akıldan çıkan evrensel bir adalet vardır...