Esma T

Esma T
9/10
·728 syf.··
2020 28. kitabı
4.3/5 Karantina döneminde en az kitap okuyan okur ben oldum sanırım. :D Herkesin hayatında çok şey değiştirdi bu virüs neyse ki hala sağlam bir fantastik kurgu severim, bu kitapla da teyit ettim. :D Kara Prizma'ya başlayalı öyle uzun zaman oldu ki başlardaki olayları ve düşüncelerimi unuttum diyebilirim. Brent Weeks'i Gölgelerin Yolu [book:Gölgelerin Yolu|17708245] ile tanımış ve sevmiştim, ki o kitaba da bayılmıştım, serinin devamının gelmemesi hala üzer beni. Lütfen devamı çıksın serinin. Yazarı sevdiğim için de bu kitaba başlarken de yazardan bir tık beklentim vardı diyebilirim, neyse ki beni yanıltmadı ve çok severek okuduğum bir kitap oldu. Uzun sürede bitirmem tamamen kitaptan bağımsız sebeplerden, yoksa kitap dozunda gizemiyle, kurgusuyla ve dünyasıyla oldukça sürükleyici bir roman olmuş. Işıklı büyülere genelde alışkınız ama Weeks bu seride buna yeni boyutlar katarak oldukça hoş ve ilgi çekici bir büyü sistemi oluşturmuş. Serinin dünyası ve karakterleri de üzerinde düşünülerek hazırlanmış belli ki, giriş kitabının temposuna bakarsak ve yazar tempoyu devam ettirebilirse eğer önümüzdeki kitaplar bizi fantastik kurguya müthiş bir şekilde doyuracaktır diye düşünüyorum. Umarım İthaki bizi çok bekletmeden serinin devamını çıkarır. Ve umarım ben de kitaplardan bu kadar uzak kalmam. :D
Kara PrizmaBrent Weeks · İthaki Yayınları · 2019178 okunma
Reklam
5/10
·400 syf.··
2020 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2020 21:55
Bir serinin daha sonuna geldim ve ne yazık ki kalbim buruk, Lagercrantz seriyi devam ettirmeye başladıktan sonra her ne kadar Larsson'a yetişememiş olsa da umudum vardı, en azından Lisbeth'in hikayesine biraz daha dahil olabilme imkanından hoşlanmıştım ancak serinin final kitabıyla Lagercrantz beni üzdü. :D Kitap genel hikayesini devam ettirirken başka bir hikaye daha katılıyor ve yazar genel ve yan hikaye arasında gidip gelen bir kurguya imza atıyor, aslında serinin tümü böyle ancak bu sefer yan hikaye o kadar baskındı ki ana hikaye araya fragmanvari girişler yapabiliyordu, işin kötü yanı şu ki, ana hikayede o kadar önemli şeyler yaşanıyor ki siz ona sadece göz atabiliyorsunuz. Gereğinden fazla yer kapladığını düşündüğüm yan hikaye aslında ilginç ve güzeldi ancak yersiz bir şekilde kitabı dolduruyordu, ana hikayeyi bu kadar gölgelemese kitaba çok yakışabilirdi. Serinin ve kitabın sonuna gelirsek, maalesef fiyaskoydu, sanki yazar sıkılıp aman şöyle olsun bitsin demiş gibiydi, biraz daha uzatsa, bazı yerleri çok hızlı geçmese diye diye bitirdim. Bu kitabı okurken sık sık aklıma Arı Kovanına Çomak Sokan Kız geldi, Larsson'ın yazabildiği son kitap. Lagercrantz keşke o kitabı hatırlayıp-inceleyip bunu yazsaymış.. Yazar her ne kadar fena sayılmayacak bir kitap yazmış olsa da özellikle bu son kitap Millenium serisine hiç yakışmayacak bir kitap olmuş. 2.5/5 Kitap hayal kırıklığı yaşatmış olsa da 2 puan vermeye elim gitmedi.
Ölmesi Gereken KızDavid Lagercrantz · Pegasus Yayınları · 2019449 okunma
9/10
·248 syf.··
2020 10. kitabı
Hayvanların bakış açılardan yazılan kitaplardan ya da hayvanların konuştuğu kitaplardan pek hoşlanmıyorum normalde, hatta öyle olduğunu fark ettiğim için okuyamadığım kitaplar olmuştur ancak Anna Sewell beni çok şaşırtarak, çok keyifli ve merak dolu bir okuma deneyimi sundu bana. Siyah İnci'nin ağzından anlatılan yaşam öyküsü güzel olduğu kadar da öğretici. Bir atın yaşamına çok yakından tanık oluyorsunuz ve kitabın samimi dili ile de bunu hiç garip bulmuyorsunuz. Yazar hem güzel bir roman kaleme almış hem de hayvanlara nasıl davranılması gerektiği ile ilgili çok güzel bilgiler vermiş, yazıldığı dönem atlara karşı yapılan yanlış hareketleri de büyük bir incelikle eleştirmiş. Herhangi bir hayvanın odak noktasında olduğu daha iyi bir kitap okur muyum bilmiyorum ama eminim ki Siyah İnci'yi tahtından etmek çok zor olacaktır.
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
9/10
·92 syf.··
2020 4. kitabı
Modern dünyanın bize dayattığı "mutlu olmak en önemli şey" fikrini sorgulayan ince ama vurucu bir kitap. İnceliğine rağmen dopdolu ve sizi düşünmeye iten bir kitap olmuş, yazarı ve üslubunu beğendim. Diğer kitaplarını da almak istiyorum ancak kitapları biraz gereksiz pahalı geldi bana, 14tl civarı bir fiyata edinebiliyorsunuz, biraz daha ucuz olsa "mutlu" olurduk. Yayınevinin kitaba çizim eklemesini ben gereksiz buldum açıkçası, illüstrasyon maliyeti fiyata dahil olma da olurdu. :D Eğer denk gelirseniz bir şans verin, yeni ve farklı bakış açılarına ihtiyacımız var. Aslında kitabın sunduğu bakış açısı yeni değil ama "mutlu olmalıyız" sesleri arasında yitip gitmiş gerçekler.
Mutsuz OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20206,3bin okunma
7/10
·544 syf.··
2020 2. kitabı
Türk edebiyatının en bilinen ve en sevilen eserlerinden biri sanırım Çalıkuşu, okumayı şimdiye kadar geciktirmiş olsam da hakkında bir çok bilgiye, hatta spoilera sahiptim. Baştan söyleyeyim, kitabın genel hatlarını ve hikaye akışını bilmem kitaptan alacağım zevki hiç azaltmadı. Yerli edebiyattan ne zaman bir kitap okusam hayal kırıklığına uğradım (klasikleri kast ediyorum), okuduklarımın çoğunun adını bile hatırlamıyorum artık ama bu şanssız denk gelişler beni yerli yazarlarımızdan uzaklaştırmıştı ve bu zinciri kırmak için doğru kitabı seçmem gerektiğini biliyordum. İyi ki de Çalıkuşu'nu seçmişim, okurken sık sık "keşke bu kitabı daha önce okusaydım, Türk edebiyatından bu kadar uzak kalmazdım" diye geçirdim içimden. Kitabın içeriğine gelirsek, kitap baş karakter Feride'nin ağzından anlatılıyor ve dili çok samimi, okurken içine giriyor ve kendinizi kaybediyorsunuz. Dili ve karakterin sunuluşundaki inceliklerle birlikte bu kadar samimi bir roman okudum mu bilmiyorum, Feride gerçekten sizi alıp götürebiliyor. İlk bölümleri ve hikaye akışını sevdim ancak sayfalar ilerledikçe yazarın kendini bir noktada tekrara düşmesi sıkıcı olmuş. Yine de son bölüme kadar kitabı çook sevdim ancak son bölüm sayfalar ilerledikçe kitaptan soğumadan da edemedim. Son bölümde olaylar Feride'nin gözünden değil, dışarıdan bakış açısı ile aktarılıyor ve kitap bir anda samimiyetini yitiriyor. Dilin samimiyetini yitirmesi ve olayların geldiği son nokta bir araya gelince o sayfaları okumak benim için çok üzücü oldu, böylesine sevdiğim bir kitabın bu şekilde sonlanması beni üzdü. Bu yüzden ben Çalıkuşu'nu son bölümü düşünmeden hatırlayacağım ve seveceğim. Kitabı bitirdiğimden beri vermem gereken puanı düşünüyorum, son bölüm puanımı çok düşürse de kitabın genelini ve yazıldığı dönemi düşünerek 7/10
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Reklam