tabula rasa

Aksine sevgili matmazel, sanat, kastım büyük S ile yazılan Sanat, edebi şekilde ifa­de edersek, ancak belirsizliklerin göbeğinde açan bir çiçektir (ah güzel kızım!); bir şahe­serin ortaya çıkmasında kapı kilidiniz kadar kuşkusuz kazurat da lazımdır. Sizi sarsacak biçimde ifade edersek, diyorum ki o tertemiz, Paros mermeri gibi beyaz, şefkat dolu o sa­natçı (o kıllı!) sinenizde rayihasını bırakarak sönmekteki o enfes gülün geçkin, pembe yap­rakları o kadar da lazım değil bir şahesere.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her şeyin geçmişte bir hikayeye dayandığı şu hayat, Sandığınız gibi hiç değil, aslında pek sıradan bir fiiliyat. Bir hengameyi aşkın şu hayatta her şey aşikar Hayır da şer de aynı kurallara uyar. Her saatin rengi silinmekte ebediyen Uçan kuş da bırakamaz bir iz o saatten. Beyhude aramakta renklerini anılar Tek demette derlensin diye türlü kokular. Mazinin derinliklerine çökmeyi umarken anılar Küllerin havalanmasına yarıyor tek, hatıralar. Sanmayın diyebileceğinizi bir gün kendinize "Kendi kendimle dostum" diye, Kesinkes barışacağınızı özünüzle. Başbaşa kalacaksınız seçimlerinizle
Hayatta en iyiler unutabilenlerdir kendisini Bırakıp kendilerini, görürler onu bekleyeni.
Bazen insan cevabını beklemeden bir soru sorar. Kendi kendilerine yeten sorular olduğunu kabul etmelisiniz. Özellikle hiçbir cevap onları tatmin etmeyecektir. Ve bana sorarsanız, sor­duğumuz soruya da bağlı değil bu. Mesele kimin kimi sorduğudur. Soruyu kendimize bile sorsak hep soran biri ve sorulan biri vardır. Görünüşte, soruyu soran ile soruyu cevaplayan aynı kişidir. Ama bu konuda düşünürseniz, görürsünüz ki her zaman başka biri sorar ve başka birisi de cevap verir. Veya cevap vermez, zira örneğin, düşünceler içerisinde kaybolmuştur. Her soru içimizde uygun birini seçer. En önemsiz soru bile farklı bir kişiyi seçer. Sadece ona cevap vermesi gereken kişiyi değil, onu sormakla yükümlü olanı da. Ve her soruyla biri ve diğeri farklı insanlar olurlar. Ne de olsa, içimizde bir çocuk, yaşlı bir adam, genç bir adam, öle­cek birisi, şüpheli birisi, umutları olan ve artık olmayan birisi ve başkaları vardır.
Filozof ne demiş, bir cümle dünyanın ölçeğidir. Evet, ta kendisi. Bazen kendi kendime düşünürüm, acaba yaşam boyu bunca laf etmemizin nedeni, o cümlenin ötekiler arasından çıkması için midir diye. Hangi cümle mi? Herkesin kendine göre bir cümlesi vardır. Hani çaresizliğin etkisiyle söyleyeceğin, yalansız olan. En azından kendine karşı.