Dişlerim ağrıyor düşümden satıyorum. İlkbahardayız, kışı izlediğim rüyamda tanımadığım birine görmediğim teselliyi veriyorum. Üşüdüm diye uyandım resmen. Delikanlı n'aptı bilmiyorum. Devamını görürsem... Paltoyla uyuyacağım. Bak bu kadar da düşünceliyim. Madem uyandım, hazır nikotin operada... Balkona balina düşmüş. Hep söylüyorum bulutlara... 'Neyse'den bir sigara yakıyorum. Güneş doğuyor. Merhaba lan güneş. Bulutlara uyarımı yaptım, o en son çiçek olana söyle, haddine çalışsın iyice. Dün de neşter fırlatıyordu adi! Neyse. Kazak örmüştüm sigarama, yanarken üşümesin zavallı. Yarısı kurumuş ağacı kesiyor gözüm. Anılar fırlıyor önüme. Gün geçtikçe tanıyorum geçmişimi. Mümkünse piyasaya sürmeyin maziyi. Der gibi bakıyorum sincaplara. Tabure çektim karşıma. Taşları diziyorum kalenin biri kaçak, rakibin rengine bürünmüş, şahın yarısını yemişler. Matı oyalayalım diye konuşladığım rotamın yerinde filozoflar esiyor. Sıkıldım, aşağı atlasın, yoruldu bakışlarım. Uykuda ikna ederim, siyahlarım. Sahi, 19'umda anladım gözlerimin koyu mu koyu kahverengi olduğunu. Neyse ki genç anladım. Düşünsene bi 19 yıl daha böyle sürdüğünü. Ne yazacağımı unuttum. 10 el yenilsem, 10 el dövse, tepkisizim. Hani bazen kendimi dürtüyorum, hareket etmiyor hissiyatım. Ben ki bana şah damarım kadar uzağım. Mülayim tanrılar dökülüyor cebimden. Biri eksik, çalmışlar. Kitabın arasına koymuştum, iki güne kurur muhtemelen. Unutuyorum... Hatırladıklarımı unutuyorum. Boşa mı çabaladım gelsinler diye. Hafıza huzur evi bir nevi. Şahsına münhasır delillerin arşivi. Dibime sokulan pencerelerdeki yansımamdan sıkıldım. Ne yapsam tersini icra ediyor. Varsın olsun, bir ipte beş cambaz oynatırım. Sigaram bitmiş, dur yenisini yakayım. Ne diyordum unuttum. Önceki satıra bakmaya eriniyorum. Boşverip yazıyı sonlandırayım.
"Boynumda ip var, herkes gelmiş 'Tabureyi sen mi kirlettin?' diyor."
Reklam
Boynumda ip var herkes tabureyi sen mi kirlettin diyor.
Olmasaydı eğer karşıtı hayatın Aşk olmazdı. Ne vakit düşsen gönlüme Bütün yıldızlar kayıyor bir yerlere. Bir sabah ayazında simit yeseydik seninle Hasır tabure üzerinde dedin. Can güneşinin harından yandım Allah aşkına. Acizim bari sen etme dervişim. Ay çatırdamadan orta yerinden Sen sevdaya tutuldum deme dedin. Korkmuyorsan şayet aşktan, Ve titremiyorsa dizlerin, Ve çıkmıyorsa yürek yerinden, Sen âşık oldum deme dedin. Dehr oldun bana. Bütün ışıkları söndürdün. Kendini gösterdin bana. Burçlarıma diktiğim bayrağı ancak sen indireceksin. Ben öldüm sen dirilteceksin dedin. Sanma ki yaşamak nefes almak Asıl yaşamak, sende yaşamak. Kızgın demiri döver döver döver sözlerim. İncinir ruhum, Ağlarım. Üsküdar hani bizi buluşturacaktın Bir çay bardağının kızıllığında. Tan yeri ayazında, Aşk bütün renklerini kaybettirir de kendi rengine boyar adamı demiştin. Ben sana boyandım. Deliye döndüm dedin.
Duygu ve Düşünce
SEVGİLİM, BEN ŞİMDİ...
Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim Elimde uçuk mavi bir kalem, cebimde iki paket sigara Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz, "Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz" Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere O gülün yüzü gülmüyor sensiz O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı Hepten hüzünlü bu günlerde Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye Masada tabaklar neşesiz Koridor ıssız Banyoda havlular yalnız Mutfak dersen - derbeder ve pis Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş Vantilatör soluksuz Halılar tozlu Giysilerim gardropda ve şurda burda Memo'nun oyuncak sepeti uykularda Mavi gece lambası hevessiz Kapı diyor ki açın beni, kapayın beni Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi Radyo desen sessiz Tabure sandalyalardan çekiniyor Küçük oda karanlık ve ıssız Her şey seni bekliyor, her şey gelmeni İçeri girmeni
"Boynumda ip var. Herkes 'tabureyi sen mi kirlettin ?' diye soruyor.. "
Reklam
Reklam