Eksik Çıkan Kasalar ve Fazla Gelen Kederler...
8/10
·168 syf.··
2026 45. kitabı
Ali Lidar, edebiyatın o pırıltılı, yüksek tavanlı salonlarından değil; sokağın içinden, bir tabure üstünden, rüzgarın en sert estiği köşe başından seslenir. Z Raporu, bir yazarın kalemiyle değil, bir yaralının hafızasıyla yazılmıştır. Kitap boyunca ilerlerken anlarsınız ki; bu metinler sadece okunmak için değil, bir gece vakti pencere kenarında efkarla bölüşülmek için kağıda dökülmüştür. ​Zamanın Arka Bahçesi ​Lidar, bizi modern dünyanın o gürültülü caddelerinden alıp, çocukluğun o tozlu ama güvenli arka bahçelerine götürür. Orada her şey daha gerçektir. Bilyelerimiz henüz kaybolmamış, hayallerimiz henüz birer "dosya masrafı" haline gelmemiştir. Yazar, bu kitabıyla aslında her akşam ruhumuzun çıkardığı o gizli dökümün adını koyar. Hepimiz gün biterken bir hesap yaparız; kimimiz sevda biriktirmişizdir, kimimiz sadece yorgunluk. Ama Ali Lidar’ın terazisinde her zaman bir "eksik" çıkar. Çünkü ona göre insan, doğası gereği noksan kalandır. ​Hüznün Mimarı ​Kitabın her cümlesi, sanki bir kış akşamı buğulu cama çizilmiş bir resim gibidir. Dağılması kolay ama izi derin. Lidar, kelimeleri birer tuğla gibi üst üste koyarken, bize muazzam bir saray değil, sığınılacak sıcak bir gecekondu inşa eder. Şatafattan kaçar, sadeliğin o görkemli gücüne sığınır. Okurla arasındaki mesafeyi öyle bir ayarlar ki, kitabı okurken yazarın sesini değil, kendi iç sesinizin yankısını duymaya başlarsınız. ​"Hayat," der gibidir yazar, "hepimiz için biraz yarım kalmış bir cümledir." Ve ekler: "Noktayı koymak için acele etmeyin, virgüllerin arasında hâlâ yaşanacak bir parça keder ve bir parça umut var." ​Sonsöz Yerine Bir Ah... ​Z Raporu, bir başarının değil, mağlubiyetin asaletini anlatan bir eserdir. Büyük yazar odur ki; size bilmediğiniz dünyaları değil, bildiğiniz ama anlatamadığınız
1000Kitap
Z RaporuAli Lidar · İthaki Yayınları · 20164,317 okunma
Yazdıklarımı gözden geçirmeden yayınladığımı belirtmek isterim.
Puan vermedi
Havaalanına yanlışlıkla uçağın kalkmasına yedi–sekiz saat kala ve bu kez belli belirsiz bir panik atak eşliğinde erken geldiyseniz; duty free’lerde dolaşmak, tester ürünleri denemek size hiç hitap etmiyorsa, üstelik fiyat etiketlerindeki € işareti de zihninizi allak bullak ediyorsa ne yaparsınız? Ben genelde sakin bir köşe bulur, uyku bandımı takıp uyurum. Ama bu kez dikkatimi oradaki kitapçı çekti. Normalde kitap dükkânları ilk dikkatimi çeken yerlerdir. Her kitaplığı incelerim. Seviyorum işte; bundan keyif alıyorum. Ne var ki havaalanlarında kitaplar çok pahalıdır. Zaten çantamda her zaman bir kitap olur. Telefonuma yüklediklerim de var ama sayfalara dokunmayınca “kitap okumuşum” hissi hiç gelmez. O yüzden havaalanı kitapçılarını genelde görmezden gelirim. Bu kez görmezden gelmedim. Havaalanlarını bilirsiniz; her yerde sefil insan manzarası vardır. Uçağını bekleyenler, ilk buldukları köşede yere çökmüştür mecburen. Ne yapsınlar ki başka? Cool görünmek kimin umurunda? Derken aklıma “Acaba kitapçıda da yere çökülür mü?” sorusu geldi. Bu tuhaf mı? Diyelim çöktüm; çalışan kız gelip “Afedersiniz, burada çökülmez,” der mi? Uyarırsa utanır mıyım, yoksa “Azıcık daha kalayım, şu sayfa bitsin çıkacağım,” deyip sanki o orada yokmuş gibi okumaya devam mı ederim? Hay Allah… Kitapçıda neden hiç tabure, sandalye falan yok ki. Aksi gibi tüneyebileceğim bir raf da yok. Neyse, ayakta bakayım bari, bu rafta “Dış Güzellik Yasaklansın Ruh Güzelliğine Geçelim.” varmış. Sosyal medyada sık sık karşıma çıkıyordu bu kitap. Bakalım reklamını yaptıkları kadar var mı? Yok. Yasemin, komik kadınsın ama komikliğin kadar iyi bir roman yazarı değilsin. Şimdilik. (Yarın öbür gün kendini geliştirir, kusursuz bir roman yazarsın da bu sözlerim yüzünden girişte beni anmaman için “şimdilik”
Dış Güzellik Yasaklansın Ruh Güzelliğine GeçelimYasemin Sakallıoğlu · Sahi Kitap · 0871 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Film gibiydi.
8/10
·
Beğendi
Meade, araştırmalarıma göre yaşanmış bu olayı sürükleyici bir hikâye örgüsü içinde anlatıyor. Genelde 600 sayfadan oluşan herbir kitabında yaptığı gibi, bu kitabında da bir yandan, girizgahtan itibaren yer alan her karekterin ve olayın kendi katmanlarını gösterirken, öte taraftan kitabın gelişmesiyle birlikte, her şeyin birbiriyle nasıl grift bir yapı içine girdiğini deneyimletiyor. Olayları ve kentleri anlatışı o kadar mükemmel ki sizi, oluşturduğu mekânlarda, bir tabure üstünde sırtınızı duvara yaslatarak, yarattığı karakterleri heyecanla seyrettiriyor.
Sakkara'nın KumlarıGlenn Meade · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2017965 okunma
8/10
·362 syf.··
2025 156. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 11:28
Laila, kimsesiz kalmış genç bir kızıdır. Annesi balerin olduğundan dolayı kendisi de baleye tutkun olmuştur. Amerika'nın prestijli sanat okulu olan Julliard'a burslu olarak gitmektedir. Ve kısa bir süre önce hem evinden hem de işinden olmuştur. Geçici olarak arkadaşının yanına taşınmıştır. Ama bir yandan da iş başvuruları yapmaktadır. Çok sevdiği kahve dükkanında yer bulmaya çalışırken cam kenarında bir tabure görmüştür. Ve kamufle olmuş gibi duran adamın yanına oturur. O sırada telefonu çalar ve bir iş başvurusundan daha red cevabı alır. Bunun üzerine yanından oturan adam ona bir kart uzatıp yarın karttaki adreste olmasını söyler. Laila, ertesi gün Rossino's yazan restorana gitmiş ve hemen işe başlamıştır. Mario Rossino, iş adamı olmasının yanı sıra İtalyan bir mafyadır. Üç yıldır takip ettiği kızın iş aradığını öğrenince bu fırsatı kaçırmamış ve restoranında işe başlamasını sağlamıştır. Yavaş yavaş ona yaklaşma planı yapmıştır. Ancak Mario ve Laila kendilerini bir iş yemeğinde sahte sevgili olarak bulmuşlardır. Ve bundan sonra aralarındaki ilişki sınır tanımayacaktır. Yazarın kaleminden bir şeyler okumayalı yıllar olmuştu. Ve çok özlemişim.Karanlık romantizm ve mafya kitaplarını çok iyi yazan yazarlardan biri kesinlikle.Laila güçlü ama yalnız bir karakterdi. Ve en başından beri kendini ve duygularını korumaya çalışıyordu.Ancak girdiği dünyada sıkça bocaladı.Ama Mario her sorunda ona destek olmak ve korumak için oradaydı.Bazı konularda gizli saklı işler yapsa da her şeyi Laila'yı sevdiği için yaptı.Sakladığı şeyler bir bir ortaya dökülürken öğrendiğim şey ağzımı açık bıraktı.Yaptıklarının açıklaması olsa da anlatmakta çok geç kaldı.Kitabın sonlarına doğru olaylar ardı ardına gelirken, merakta üst seviyelere ulaştı benim için.Bu arada Mario Rossino aurası denen bir
Gizli TeklifSeda Meydan · Ru Yayınları · 202520 okunma
Puan vermedi·362 syf.··
2025 46. kitabı
🄶🄸🅉🄻🄸 🅃🄴🄺🄻🄸🄵 Laila anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiş ve akrabaları tarafından evlatlık alınıp büyütülmüştür. Onlarda ölünce kimsesi kalmamıştır. Dans okulunda burslu eğitim alırken bir yandan da iş aramaktadır. Ev arkadaşıyla yakın zamanda kavga ettiği için hem evden hem de onun annesinin sagladıgı işinden olmuş ve başka bir arkadaşının yanına taşınmıştır. Bir çok yere başvurmuş fakat hepsinden olumsuz dönüşler almıştır. Okula gitmeden önce yol üstündeki kafeden kahvesini almak istemiş,dolu olan masallardan birinde boş bir tabure görüp oturmuştur. Oturduğu masada kendini saklamaya çalışan yüzünü göstermemek için çaba gösteren gizemli bir adam vardır. Bu sırada telefonu çalar ve yine bir iş başvurusunun olumsuz cevabı gelir. Konuşmalara kulak misafiri olan gizemli beyimiz Laila'ya bir kartvizit uzatır ve onu lokantasına çağırır. Mario ailesine ait lüks lokantaları,kumarhanelerı ve barları işleten karanlık tarafı olan işadamıdır. Bazı sebeplerden ailenin birlikte yürüttüğü işlerin hepsi onun omuzlarındadır. Laila görüşmeye gider ve işe başlar bir süre sonra her şey rayına oturmuş ,hatta patronu Mario ile duygusal bir çekime girmiştir fakat lokantaya gelen önemli bir müşterinin uygunsuz davranışına kadar... Ardından patronunun bir anlaşma için lehçe bilen kadına ve aynı zamanda rol icabı sevgiliye ihtiyacı vardır bizim Laila bu iş görevlendirilir... Öğlen saatlerinde baslayıp gece bitirdim kitabı, ne olacak derken derken bırakamadım ertesi güne . Çok akıcı ve surukleyiciydi. Güzel işlenmiş keyifli bir hikaye okudum. Çok da severek okudum. Tavsiyemdir efendim Sevgiyle ve kitapla kalın
Gizli TeklifSeda Meydan · Ru Yayınları · 202520 okunma
9/10
·152 syf.··
2025 50. kitabı
Hayatımızın içinde beyaz renge dair neler var durup bir düşünelim mi ? Bir çarşaf, bir peçete, bir dolap belki beyaz bir tabure.. Öyle çok ki bu renge dair objeler. Ama her birinin anısı farklı. Bizim beyazla bütünleştirdiğimiz objelerin hayatımızdaki işlevlerinin farklı olduğu gibi. Birinin en mutlu anı beyaz bir mendille sildiği gözyaşları iken, diğerinin en acı anında yine bu beyaz mendildir o yaşları silen. Beyaz bir çarşaf temizlik ve mutluluğu simgelerken başka bir beyaz çarşaf bir insanın kefeni olur.. İşte bu yüzdendir hem bütün renkleri taşır beyaz hem de saf, temiz ve tek bir rengi simgeler. Beyaza verilen anlamı insanın hayatı belirler bazen. Bunu ancak dikkatli bakan bir göz görebilir.. • Yazar şimdiye kadar beyaza dair hayatına giren bütün objeleri bir beyaz kağıda yazıyor ve başlıyor anlatmaya. Günlük hayatımızın içinde olan sıradan objelerin bizde yarattıkları duygusal hisleri anlatıyor. Anlatınca fark ediyor insan, beyazın ne kadar anlamlı bir renk olduğunu.. Mutlaka okuyunuz ben çok sevdim, keyifli okumalar
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,042 okunma