Kitap, sayfa sayısı olarak az olduğundan vaktinizde varsa eğer bir çırpıda eğlendirirerek kendini okutuyor. Karakterlerin hepsi birbirinden ilginçti. Kendince kızının rahat yaşaması için bulduğu yola körü körüne bağlanması ve bu kararını sonuna kadar savunmasıyla esas kızın babası Don Marcantonio Ravi,aşırı saplantılı oluşu, bir işi sonuna varıncaya kadar bırakmayışı, kendine olan hırsıyla Ciro Coppa ve elbetteki Don Diego Alcozer en sevdiğim karakterler oldular. Hele ki Don Diego...onu okurken bende en az onun kadar eğlendim :) En son olarak bu güzel önerisi için Mehtap Soyuduru Çiçek'e teşekkürler :*
Kitap, sayfa sayısı olarak az olduğundan vaktinizde varsa eğer bir çırpıda eğlendirirerek kendini okutuyor. Karakterlerin hepsi birbirinden ilginçti. Kendince kızının rahat yaşaması için bulduğu yola körü körüne bağlanması ve bu kararını sonuna kadar savunmasıyla esas kızın babası Don Marcantonio Ravi,aşırı saplantılı oluşu, bir işi sonuna varıncaya kadar bırakmayışı, kendine olan hırsıyla Ciro Coppa ve elbetteki Don Diego Alcozer en sevdiğim karakterler oldular. Hele ki Don Diego...onu okurken bende en az onun kadar eğlendim :) En son olarak bu güzel önerisi için Mehtap Soyuduru Çiçek'e teşekkürler :*
İyi ki önce bu kitabı okuyup daha sonra Deli Kadın Hikayeleri'ni okumamışım.
Bu kitabın o gizemli, mükemmel dilini diğer kitapta hissettiğim yazarın politik duruşu yerle bir ederdi yoksa. Karakter analizi yaptıran ve her kitabında böyle kendi görüşünü alttan alttan bezimsetme amacında olduğu korkusu yaşatan bir kitap diğeri.
Oysa bunu öyle çok sevdim ki... Her bir karakterin acısı, varlığı, doğaüstülüğü ama gerçekliği, şiirselliği ama açıklığı... Gerçekten mükemmel bir kitap okudum.
Bu kitap sayesinde Mine Söğüt romanlarına şans verebileceğime karar verdim. Hikayeleri, gerçek hayatta tasvip etmeyeceğim yönünü hissettirdiği için artık bende bir seçenek olamayacak ne yazık ki.. Romanlarla devam edelim! :) Kırmızı ZamanMine Söğüt