Hegel ölüm döşeğindeyken sadece bir öğrencisinin onu anladığından ama onun da yanlış anladığından yakınmış. Benimse bir tane bile yanlış anlayan öğrencim olmadı.
Lozan sonrasında Yunanistan'a kalan Batı Trakya Türklerinin yaşadığı baskı, zulüm ve asimilasyonu merkeze alan bir roman. Olaylar Gümülcine'nin bir köyünde geçiyor. Dünyadan tecrit edilmiş giriş ve çıkışların yasak olduğu köyde konuçlanan karakolun ve oradaki askerlerin Müslüman Türk azınlığa yaptıkları insanın yüreğini eziyor. Bizim okurken zorlandığımız olayları hâlâ yaşayan soydaşlarımızın olması çok acı. Evlerine el konulan, topraklarını ekip biçemeyen, namusuna göz dikilen, sizler İslam'ı kabul etmiş Gereklersiniz diye aradaki birliği bozup ikilik çıkarılan, dışarıdan getirilen Rumlarla demografik yapısı bozulan köyde bütün bunlara direnmeye çalışan ve köylüyü bilinçlendirmeye çalışan Bekir'in çaresizliğini okuyacaksınız. Özgür bir ülkede yaşamanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anlamak ve unutmamak için yediden yetmişe herkesin okuması gereken bir roman.
Azap TopraklarıEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2012926 okunma