...etkisine kapılmış bir halde kendi kendinize şöyle sormanıza yol açan bir kadını hatırlatır: Bu hüzünlü dalgın gözler nasıl bir güçle böyle alev alev parlamaya başladı? Bu solgun, çökmüş yanaklara nereden kan geldi? Bu narin hüz hatlarına tutku saçan ne? Neden bu göğüs inip kalkıyor? Bu zavallı kızın yüzüne birdenbire canlılık, hayat ve güzellik katan, onu böyle bir gülümsemeyle ışıldatan, böyle ışık saçan, parıldayan bir gülüşle canlandıran şey nedir?
Kasvetli duyguların bambaşka bir bünyede, bambaşka bir dünyada da var olduğunu bilmenin kattığı o "yalnız değiliz" bilinci; hiç şüphesiz psikolojiyi ele alan kitapların vaat ettiği bir nimettir zaten. Bu kitabın asıl tılsımı; farkındalıklarımızı sağlayan psikiyatristin bile kendi cümlelerini "bambaşka bir perspektif"ten incelediğinde birtakım farkındalıklar kazanmasındaydı fikrimce. Hayat denen bu oyunun her karakteri aynı farkındalıkları tadıyormuş, sanki farkındalık kazanmak için yaşıyormuşuz gibi hissettirdi, ki kitabın en özenle alıntıladığım kısmı da "Kendimden mükemellik beklememeliyim. Elimden gelenin en iyisi, her gün yeni bir şey öğrenmek ya da fark etmek." oldu. İyileştirdi, bilinçlendirdi, e favorilere de eklensin o zaman.