Varlığın yerine iradeyi koyan Nietzsche bile insanca hayatın, kendisinden yoğunlaşabilme unsurlannın tümünün çıkarıldığında, ölümcül bir hiperaktivitede biteceğini biliyordu: "Huzur eksikliğinden dolayı medeniyerimiz yeni bir barbarlığa dönüşüyor. Hiçbir zamanda çalışanlar, yani huzursuzlar, bu kadar muteber değildi. Bu sebeple insan karakterine dair ele alınması gereken en önemli düzeltmelerden biri ondaki dalgınlaşma unsurunun önemli bir derecede güçlendirilmesidir."
Merlau-Ponty, Cezanne'ın yoğun manzara tetkiklerini bir dışavurma ya da içselleştirme olarak açıklar: "Önce manzaranın jeolojik temellerini keşfederek başlar, sonra, Madame Cezanne'ın aktardığına göre, biraz durur ve tabiatta filizlenen her şeye gözünü dört açarak bakar... 'Manzara bende düşünüyor, ben onun bilinciyim' derdi."