Gamze

Gamze
Kadir AkbabaKadir Akbaba 𐱅𐰀𐰤𐰼𐰃 𐱅𐰇𐰼𐰜𐰃𐰏 𐰴𐰆𐰺𐰃𐰔𐰆 𐰘𐰀𐰏𐰓𐰔𐰇!
Felsefe Öğretmeni
Yüksek Lisans
Erzurum
811 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
5/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
“Tüm muhakememi de, karşı koymayı da bir kenara bırakıp o arabaya bindirilmiş, bu hastaneye getirilmiş ve deli olmuştum. Artık oradan çıksam da deli olarak damgalanacaktım. Hayır. Deli değil. Bir sakat. Arızalı bir insan. Artık tam anlamıyla insanlığımı yitirmiştim.” Evet Dazai’ nin otobiyografi tarzındaki kitabı yaşamış olduğu büyük çıkmaz ve bunalımlara rağmen (kitabı yazdığı yılda intihar ederek hayatını kaybettiği bilgisini de akılda tutunca) yazılmasında berrak bir zihinin gerekliliğini okuyucuya gösteriyor. Hayattan bu denli kaçan ve bir beklentisi olmayan birinin nihayetinde ölmeden önce hissettiklerini yazıya dökmesi kişinin ya rahatlama ya da ölüp gitse bile bir umutla anlaşılma isteğinden doğuyor gibi geliyor. Aslında umudun onu inkar eden insanda bile gizli bir şekilde bulunduğunu görmekteyiz. Bu bir yazma eylemi olarak açığa çıkıyor. Kitap Dazai’ nin çocukluktan beri hissettiği karamsarlık üzerine odaklanıyor. Eser açık ve akıcı bir anlatıma sahip bir solukta okunabilen yormayan bir eser.
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·126 syf.··
2024 8. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2024 22:18
Fransız düşünür Michel Foucault, felsefe alanındaki çalışmalarında siyaset, tarih, psikoloji, sosyoloji ile ilgili önemli çalışmalar yapmıştır. Kendisinin politik bir direnişe sahip olduğu doğası bireyselliğinde de kendini hissettirmektedir. Foucault’ u tanımlamak kolay değildir. Evet bir filozof olarak kabul ederiz. Lakin sistemi incelendiğinde bir dilbilimci, sosyolog, psikolog, tarihçi gibi sıfatların kendisine oldukça uygun düştüğü söylenebilir. Özellikle delilik, cinsellik, hapishaneler üzerine yaptığı tarihsel incelemelerin onun felsefesinin omurgasını oluşturduğunu görmekteyiz. Ona göre akılsızlık kişilikte bir davranış bozukluğu, aile, din ve burjuva toplum değerlerine kendini uyarlayamayış alanını gösterir. Foucault deliliği tarihsel boylamda irdelerken aslında onun kaderinin bir taslağını çıkarmıştır. Bu çabası onun psikolojiye kaymasına neden olmuş ve “psikolojinin ortaya çıkışını mümkün kılan şeyin tarihini” yazmıştır. O deliliği nihayetinde insan hakikatinin açığa çıkarıcısı olarak görmüştür. Foucault’ a göre bilim, batı insanının kendi ortadan kalkışının açılımı içinde kendini kendi gözünde bilim nesnesi oluşturmaya katkı sunmuştur. Bunu dil ile yakalamış, böylece psikoloji, insan bilimleri ve tıp doğmuştur. Foucault’ nun terminolojisine hakim olmadan yapılacak bir okuma okuyucuyu hızlı bir şekilde metinlerden uzaklaştırıp metinleri anlaşılmaz ve sıkıcı olarak nitelendirmesine sebep olabilir. Yani diyebilirim ki felsefede postmodern dönem kavramların zenginleştiği ve üretildiği bir dönemdir. Diğer postmodern düşünürler gibi Foucault u anlamanın sınırlarında gezmek istiyorsanız onun kavramlarıyla selâmlaşmanız gerekiyor.
Felsefe ve Düşünce
Michel FoucaultFrédéric Gros · İletişim Yayıncılık · 202127 okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2023 13. kitabı
Kitap 1996 yılında yayımlanmış tarihi bir romandır. Maalouf, 1946 yılında Lübnan’da doğmuş olup ekonomi ve toplumbilimi alanlarında eğitim almıştır. Kitabın ana karakteri İsyan Kitapdar’dır. Diğer tüm karakterlerin bu isim etrafında açıklamasını yapmak daha yerinde olacaktır. Babası Osmanlı soyundan annesi Ermeni asıllıdır. Dedesi Nubar, kardeşi Salim, eşi Clara, kızı Nadya’dır. Kitap, İsyan’ı İkinci Dünya Savaşı zamanında Paris’te Direniş gösteren grubun saflarında savaşması sebebiyle döndüğünde kahraman olarak karşılandığı bir fotoğraftan tanıyan yazarın onunla sohbet etmesiyle başlar. Baba Kitapdar ve onun Ermeni asıllı arkadaşı Nabur, Adana’ da yaşanan olaylar neticesinde Lübnan’ a göçmüşlerdir. Burada Baba arkadaşı Nabur’un kızıyla evlenir ve bu evlilikten ablası iffet, kardeşi Salim ve İsyan dünyaya gelir. İsyan Fransa’ ya tıp eğitimi almaya gider fakat ikinci dünya savaşının Fransa’ya sıçramasıyla birlikte kendini direnişçiler arasında bulur. Onun kod adı: Bakü’dür. Kendisi gibi direnişçi bir isim olan Clara ile evlenir. Savaş bitiminde İsyan artık bir kahramandır. İsyan, babasının hastalanması nedeniyle Clara’yı Hayfa’da bırakır ve Lübnan’ a gider. Bu sırada Arap-Yahudi savaşının patlak vermesiyle eşi Clara sınırın diğer tarafında kalmış olur. Bu dönemde Clara kızları Nadya’ ya hamiledir. Yaşadığı olaylar Isyan’ın bunalıma girmesine neden olur. Bu durumu fırsat gören Salim kardeşini akıl hastanesine kapattırır ve mirasın tamamının kendisine kalması için çabalar. 20 yıl boyunca akıl hastanesinde kalan isyan, eşi Clara ile zaman zaman haberleşmiş olsa bile istediği karşılığı görememiştir. Bu umutsuzlukla yıllarını geçiren İsyan, tam umudunu kaybetmişken kızı Nadya tarafından bulunmuştur. Böylelikle ümitsizliğin yerini alan umut isyanın Lübnan daki çatışmaları
Edebiyat
Doğunun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 199840,1bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2022 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 21:09
Godot’yu beklemek eşittir umudu beklemek diyebiliriz. Tiyatro olarak kaleme alınan eserde başlanılan yere geri dönülüyor. Bazı eleştirmenlere göre Godot’yu Beklerken, varoluşçuluk felsefesinin aslında çok çarpıcı bir biçimde işlendiği yerdir. Oyunda karakterlerin bulunduğu mekanın özellikleri, kendi kıyafetleri ve fiziksel şikayetleri aslında varoluşsal sıkıntıları temsil etmektedir. Oyunun kahramanları kendilerini anlamlandıramadıkları karmaşık bir dünyaya atılmış bulurlar. Kayıtsız bir arayış söz konusu olan. Kimliklerin isimlerin hiçbir önemi ve ayrıcalığı yoktur. Eser felsefi, edebi, dilsel , psikolojik, toplumsal,tarihsel vd., pek çok bakış açısıyla irdelenebilecek bir zenginliğe sahip gerçek bir başyapıttır.
Felsefe
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2020 10. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 01:01
Eser Marx’ ın insan anlayışını onun hümanizm, yabancılaşma, materyalizm kavramları çerçevesinde incelemektedir. Buna göre insan- doğa organik bir bağla birbirine bağlıdır. Lakin hayatta kalmak üzere çalışmak zorunda kalan insan zaman içerisinde kapitalist toplum düzeni içerisinde kendi emeğine ve kendisine yabancılaşmış insan halini almıştır. Artık onun duygularının varoluşunun özgürlüğünün bir anlamı olamamış olup bu haliyle sistemin çarklarından birini oluşturan sömürülen birey halini almıştır. Marx a göre insanın yabancılaşmadan kurtulması ancak komünist toplum düzeni içerisinde gerçekleşecektir. Tabi bunlar kitabın bizlere ifade etmek istedikleri. Bir de realite var ki bugün Komünist devrimin gerçekleşmesi ve sınıfsız toplum düzeninin oluşması bir ütopya halini almış durumdadır. Çünkü Kapitalizm zaman içerisinde daha fazla güç kazanmış Marx ın ifade ettikleri ise Marksizm Bunalımı olarak literatürde yerini almıştır.
Felsefe
Marx'ın İnsan AnlayışıErich Fromm · Say Yayınları · 2014285 okunma
Reklam