dostlar hayatında hiç başarıyı yakalayamamış hayatının her anında mutlaka başarısızlığı tatmış bir karakter olan Nora ile beraber yaşıyoruz bu hayatı. intihar etme kararı aldıktan sonra yaşamla ölüm arasındaki gece yarısı kütüphanesine düşüyor karakterimiz. bayan elm ile evet kendi okulundaki kütüphaneci ve satrançsever bayan elm bu ara yaşamda noramıza akıl ve önderlik ediyor. matt haig modern dönem yazarı olduğundan çok rahat yazdıklarını anlayabiliyor yaptığı göndermelerden haberdar olmuş oluyorsunuz. bizi sıktığı bir hayat türleri döngüsüne soksa ve benden yarım puancık kırmamı haketse de kitabın bizi içine alışı bizi bağımlı edişi ve inanılmaz bir sonla bitmesi pişmanlık örneklerinden bizlere dersler sunması kitabı özel kılıyor. matt haig adeta bir kült yaratmış. noranın pişman dolu hayatlarından dersler çıkartıp hangisini seçeceğine ve hangisinde yaşayacağına tanıklık etmek isterseniz size kesinlikle tavsiye ederim. gerçekten bu kitabı bitirdikten sonra kendinizi hayat konusunda büyük bir tecrübeye sahip daha olgun bir insan olarak hissediyorsunuz. iyi okumalar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
__öteki, kendi benliğimizin bir de öteki tarafını bize hissettirmeye çalışan dostoyevskinin 2. romanıdır. ilk romanına nazaran editörlerden son derece olumsuz yorum alan bir kitap olmasına karşın ben dosteyevskinin ilk esri insancıklar kadar net ve anlaşılır olmadığı için insanlaırn bu şekilde yorumladığını düşünüyorum yoksa ben gayet keyif aldım rahatça anladım hatta benim beynimi biraz kurcaladı sorgulattı ve düşündürdü hatta bence ilk kitabından daha bile bazı alanlarda iyi olduğunu söyleyebilirim. çok farklı deneyimler çok farklı hisler yaşattıi inanılmazdı İNANILMAZ. kendi içerisine hapsolmuş ve benliği dışındaki ötekileri çok fazla çoğaltmış bir insanın psikolojik dünyasına konuk olmak innnnnanılmaz bir keyifti. resmen psikolojik olarak hasta olan birinin kendini son raddeye kadar normal görmesi mi dersiniz onla birlikte bir hayatı yönetmeye çalıştığınızı hissettiğinizi mi dersiniz kitap bize tahmin edemeyeceğimiz dallar ve duygu kalıplarından deneyimler sunuyor. karakteri adeta terbiye etmeye çalışıyorsunuz am bir yandan da hata yapmasını ve bu hatanın doğuracağı hadiseleri takip etmek istiyorsunuz. dediğim gibi ilk kştabından yani insancıklardan belki daha zevk alarak daha eğlenerek ve daha farklı alandan çok şey hissederek okuduğum değil yaşadığım bir kitaptı. dostoyevski hiç hız kesmiyor arkadaşlar karakterleri bir bataklığa saplandı mı asla çıkamayacağını zaten biliyorsunuz ama dostoyevski bu karakteri bataklığın dibine doğru yutuyor adeta. dibibn dibini yaşatıyor ve daha da hayatı kötüye giderken bir dur demek lazım diyerek bitiriyor hikayeyi. aslında bir nevi karakter ölüyor. ölmese daha da büyük acılar çekip öyle ölecek zaten tahmin edebiliyoruz. neyse özetle dosto baba psikolojik bir hayatı anlattığı bu serüvende beni çok eğlendirdi umarım siz de