Her yazar anlatıcı olarak az çok bir kişilik sergiler ve eleştirmenler bu kişiyi yazardan ayırmak için ona "yazarın ikinci kişiliği" ya da "anlatıcı-yazar" adlar takmak gereği duymuşlardır.
Bunu uzun zaman önce yapmalıydım. Şimdi anlıyorum. Başarısızlığımı kabul ederek hiçbir şeye aldırmadan, amaçsızca yalnızca günü yaşamak bana yetiyordu. İnsan böyle yapmamalı oysa. Yapabileceği bir şey bulup bunda başarıya ulaşmalı.