Sürekli kitap önerisi isteyenlere de anlam vermek zor. Burada zevkini ve bakis acısını bilmediğin birine kitap önermek, karanlık bir odada bir gölgeye kıyafet giydirmeye benziyor.
Kitap önerisi???
Kitap önerisi istiyorum.Mitoloji,tarih,bilimkurgu fark etmez.Çok bilinen eserler olmak zorunda değil,çünkü köşede kalmış nadide eserler daha dikkatimi çekiyor.
Hakedilen Yaşam..
9/10
·193 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 01:52
Arkadaşımın - kitabı sadece ismen duymuş - önerisi ile Modern Klasikler Dizisi serimdeki eksikliğinden ve biraz da kapaktaki çizimden dolayı merak edip de almıştım. Okuduğum incelemeler ve kitap hakkındaki araştırmalarım ilginçtir olumsuz bir önyargı oluşturmadı bu kez, incelemelerin bir çoğu olumsuzdu esasen. Gerçekten çok farklı gözlemlerle ve hayallerle oluşturulmuş bir ütopya okudum. Ben gerçekten sevdim. Verdiği ince mesajları da düşünecek olursak, yazılan tarih, ondan öncesinde ve gelecekte kadının hali hazırda erkeklerden gördüğü değeri cidden çok iyi işlemiş. Zaman zaman en açık şekilde cümlelerle de dile getirmiş yazarımız bu durumu. Böyle bir ülke gerçekten var olsaydı bu şekilde olabilir miydi? Böyle bir ülkede yaşamak sıkıcı olur muydu? Erkekler olmadan kadınlar cidden daha medeni, daha huzurlu, daha sağlıklı, ve daha bir hayat yaşayabilir miydi? Çocuklar güvende ve özgür olabilir miydi? Cevap bulamadım. Çünkü her ne kadar anlatılanı güzel olsa da günümüzde maalesef " kadın kadının kurdudur " cümlesini, " kadın kadının yurdudur" cümlesinden daha çok kullanıyoruz. Sıkıntı cinsiyette mi? Bence değil. Asıl sorun gerçekten insan olabilmeyi becerememekte sanırım. Aslında kadının cinsel bir meta olmaktan uzak hali, insan olma halini ve hakettiği değerle yaşadığı bir hayali okumak, gerçeğini dileyerek okumak, keyifliydi.
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,7bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 13:12
“İnsan, doğduğu evin duvarlarına sinmiş sesleri ömrü boyunca yanında taşır.” Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını yavaşça kapatır ve bir süre olduğunuz yerde kalırsınız ya...Çember Apartmanı tam olarak öyle bir etki bıraktı bende. Okurken kendimi Tarlabaşı’nın o yüksek tavanlı, hafif rutubet ve yaşanmışlık kokan koridorlarında dolaşırken buldum, 75 yaşındaki Periklis’in anılarına misafir oldum. Periklis anlattıkça; 6-7 Eylül’ün cam kırıklarını kalbimde hissettim, 1964 sürgünüyle gidenlerin arkasından ben de el salladım. Ve tam da pandeminin o kapanmış, dış dünyanın durduğu,herkesin evine çekilmek zorunda kaldığı,sevdiklerimize veda ettiğimiz o zamanları sanki yeniden yaşadım.Periklis genç komşusu daha doğrusu aşık olduğu kadına;Leyla’ya yazdığı mektuplarda aslında sadece hayatını değil;geçmişe tutunma çabasını,eski İstanbul’a duyduğu özlemi,tarihi,insanların sırf farklı milletten diye verdikleri zararı,incinmeleri,hatırlanma ve anlaşılma ihtiyacını da anlatıyordu.Kitap bir yandan buram buram tarih kokuyor,bir yandan da çok güzel bir aşkı anlatıyor.İnsan işte hem bir gelecek için çok sabırsız,hem de geçmişle hep bir bağ kurma peşinde..Eski İstanbul’u özleyenler,ya da geçmişe özlem duyanlar,hatırlamanın-anlaşılmanın ya da eski dostlukların özlemini çekenler için harika bir okuma önerisi olacaktır.Ben kitabı gerçekten çok sevdim;2 günde bitirecek kadar çok..En son ne zaman böylesine akıcı bir kitap okudum bilmiyorum ama Defne Suman yapmış yine yapacağını…Son olarak kendi içinizdeki sessizliğe son vermek istiyorsanız bu kitabı okumanın tam zamanı..Herkese keyifli okumalar diliyorum,kitapla kalın..
Çember ApartmanıDefne Suman · Doğan Kitap · 0470 okunma