Kendi kolordusuyla 2. Ordu'nun sağ yanında dövüşen Mustafa Kemal, çarpışmanın en hareketli yerindeydi. Bir ara, askerleriyle beraber, çevrelerini neredeyse büsbütün kuşatan bir “süngü ormanı” arasında, büyük bir piyade kuvvetiyle göğüs göğüse dövüşmek zorunda kaldı. Ancak, soğukkanlılığı ve kendi süngüsünü bütün gücüyle kullanması sayesinde, bu çarpışmadan sıyrıldı ve böylelikle muhtemel bir ölümden ya da esirlikten kurtulmuş oldu. Sonra sorumluluğu üzerine alarak genel bir çekilme emri verdi. Rusların, arkadan gelmeyeceklerine güveniyordu. Gerçekten de öyle oldu. Emir dışı hareketiyle tehlikeye atmış olduğu meslek hayatı, böylece kurtuldu.
Geri çekiliş sırasında yanı başında bir erin, "Şu bizim komutanlar da amma korkak yahu! Rusları öldürüp duruyor- dum. Bizi ne diye geri çekerler?” diye söylendiğini duydu.
"Pekâlâ," diye cevap verdi. "Ama savaş bir tek senin Rusları öldürmenle kazanılmaz. Kocaman bir ordu bù. Geri çekilmesinin belki de, senin anlayamadığın bir nedeni
vardır."
"Sen kim oluyorsun ki?"
"Ben senin komutanınım."
Askerin yüzünde bir şaşkınlık belirdi. Sonra yumuşa- yarak, "O zaman başka," dedi. Subaylarının, her zamanki gibi, en önden kaçtığını sanmıştı.