Parti üyelerinden biri Mustafa Kemal’i ortadan kaldırmakla görevlendirildi ve sözde, onun kongrede ortaya attığı sorunu konuşmak üzere bürosuna geldi. Mustafa Kemal onun davranışlarından kuşkulanmıştı; bir yandan hiçbir şey etmeksizin konuşurken, öte yandan yazı masasının çekmecesinden bir tabanca çıkararak önüne koydu. Sonra genç subayın sorduğu soruları yine hiç istifini bozmadan cevaplandırdı. Mustafa Kemal'in güçlü konuşmasıyla, tabancanın gücü bir araya gelince genç adam dayanamayarak onu öldürmek üzere geldiğini, ama şimdi düşüncesini değiştirmiş olduğunu açıkladı. Mustafa Kemal, bundan ve daha sonra ona karşı girişilen iki öldürme teşebbüsünden söz ederken, "Ben kendi kendimin koruyucusuyum," diye övünürdü.
İkinci sefer, ona koruyuculuk eden, aslında, onu öldürmekle görevlendirilmiş biri oldu. Bu, eskiden Fırka için birkaç kez buna benzer işleri görmüş olan, ama her nasılsa Mustafa Kemal'e karşı büyük saygı besleyen Yakup Cemil adında biriydi. Yakup Cemil, bu seferki görevini yalnızca reddetmekle kalmayıp, gizlice Kemal'i uyardı. O da geceleyin sokağa çıktığı zaman, çok daha dikkatli davranmaya başladı. Bir gece, arkasından birinin geldiğini sezerek, hemen bir kapı aralığına sokuldu ve sırtını duvara dayayarak elinde tabanca, adamın saldırısını bekledi. Ama, Enver'in akrabalarından biri olduğunu anladığı adam, onu görmemiş gibi yaparak, önünden geçip gitti. Mustafa Kemal de ona ilişmedi.