Menkıbe: İmam Ali’ye (kerremallahu vechehû) Hz. Peygamber’in (S.a.v) vasıflarını sordular. O da şöyle söyledi: insanlar ve cinler hep bir araya gelseler dahi, o sultanı hakkıyla vasfetmeleri ve methetmeleri mümkün değildir. Fakat size yine de onunla alakalı bir şey anlatayım:
Tebük Gazvesi’nde Hz. Peygamberin (S.a.v) yanına büyük bir adam getirdiler. Kendisi bu zaman insanına hiç benzememekteydi. Resûlullah efendimiz (S.a.v)
- hangi kavimdensin, diye sordu. Adam da Peygamber Efendimiz’e (S.a.v) şöyle cevap verdi:
- Cebâri Kavmindenim. Zamanında Yûşa’ b. Nûn, Allahu Teâla’nın emri ile Benî İsrâil kavmini yanına alarak üzerimize sefer düzenledi. Emrindeki askerlere, surların etrafına 400 sancak dikmelerini emretti. Askerlerin fazlalığını gösteren bu Sancaklar şehrin etrafına dikilince, önceleri cesaret sahibi olan askerlerimin hiç birinde mecal kalmadı. İsrâiloğulları - ki bize göre küçük adamlardı- geldiler, bizi bir bir bağladılar.
Tüm bunlar olup biterken ben, üstlerine ne yazılmış diye sancaklara baktım. Gördüm ki üstlerinde, (Lâ İlâhe İllâllah Muhâmmedun Resûlullâh) yazmakta.
O vakit anladım ki bu ismin sahibi, Allah Teâlâ’nın gayet sevgili bir kuludur. O anda size karşı içimde bir muhabbet oluştu ve orada iman ettim. Ardından da ellerimi kaldırıp Allah Teâlâ’ya niyazda:
-Yâ Rabbi! Beni bu ismin sahibinin zamanına eriştir. Eriştir ki o sultanın mübarek yüzünü göreyim.
Allah Teâlâ beni bir mağarada muh etti ve bana ömür ihsan eyledi. Elhamdülillâh! Senin Mübarek yüzünü gördüm.
Sayfa 73 - Osmanlı Tasavvuf Kitaplığı·Kitabı okudu
Belli bazı Batı yanlısı, meşruti anayasa taraftarı aydın Selanik’te konuşlanmış bir grup kararlı, öfkesi burnunda subayla bir Cemiyet kurmak (İttihat ve Terakki Cemiyeti) üzere bir araya gelmişti. Popüler anlamda İttihatçılar olarak bilinen bu grubun adı Batılılaşmanın Anglikanlaşmasıydı; bazı Osmanlılar bu anayasal meşrutiyetçilere Jön Türkler diyordu ve böylece unutulmaz “Genç Türkler(Youngs Turks)” adı her yerde duyulmaya başlayacaktı. Sultan II. Abdülhamid anayasal monarşiyi kabul etmek zorunda kalır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ülkenin banisidir.
Ülkeyi Düşmanın elinden kurtardı ama bu demek değildi ecdadımızı unutalım islam bu topraklarda varoldu Allahın izni izle bu topraklar alındı ve bereketleşti.
Hepimiz bir Osmanlıyız Türk Kürt bu toprakları vatan yapan hepimizin kanıdır. Allahı unutan kendini unutmuştur. Batı yanlısı olmak onlara özenmek hiç bir müslümana yakışmaz yakıştırılamaz.
İslam ile Şereflenmiş bu topraklar ve her değerli kardeşimiz için İslam elzem olmalıdır ve kalplerde baki kalmalıdır. 50 veya 60 senelik bir hayat için Müşriklere özenmeye gerek yoktur. Kendinize iyi bakın Allaha emanetsiniz.
1918 ve sonrası Rum kadınlar Türk fahişeler gibi giyiniyordu. Sokak köpeklerine “Gel Muhammed,
gel kuçu kuçu” diye sesleniliyordu.
Demem o ki batı hiç bir zaman İslamı ve Peygamberimizi sevmemiştir. Onlar gibi davranmak onlara benzemektir.