365-) Ebû Hureyre (r.a)’dan.
Hz. Peygamber (s.a.v): “Bir kadınla şu dört özelliğinden dolayı evlenilir: Malı için, soyu için, güzelliği için, dini için. Sen dindar olanını elde et ki rahat edesin.” Buyurmuştur.
Hadis, müttefekun aleyhtir.
Bir defasında, Abdulmuttalib’in deve çobanı gelerek, birkaç devenin kaybolduğunu ve otlanan vadide onları bulmanın kendisi için imkansız olduğunu bildirdi. (Muhammed (as) küçük yaşta kaybolan eşyaları bulmakta çok iyi olduğu için) Muhammed (as) bu işi için gönderildi; ama biraz gecikince, torununun akıbetinden endişelenen büyük baba, gece vakti tek başına dağlara çıktı, aşk ve şevk ile Allah’a yakarmaya ve şöyle diyerek Ka’be’yi tavaf etmeye başladı.
“Ya Rabbi! küçük Muhammed’imi bana bağışla,
ve böylece beni nimetlerine gark eyle!”
Belâzurî, I S. 144.
“Filozof, hatip, havari, kanun koyucu, savaşçı, düşünceleri fetheden, mâkul ve mantıklı dogmalar ve sûretsiz bir din tesis eden, yeryüzünde yirmi imparatorluğun ve tüm gönüllerde ise bir tek imparatorluğun kurucusu: İşte Muhammed! (S.a.s)
“Beşerî büyüklüğün hesaplandığı her türlü ölçüye vurulduğunda, hangi insan daha büyüktür?”
(Alphonse de Lamartine, Histoire de la Turquie, 276-280)
Araşlı bir adam Ebû Cehilden alacaklı idi borcunu almak için Muhammed’in (as) yanına gitti durumu anlattı. Muhammed (as) derhal kalkıp, Araşlı ile birlikte Ebû Cehil’in evine vardı. Ziyaretinin nedenini sorduktan sonra, Ebû Cehil derhal borcunu ödedi. Daha sonraları, bu duruma şaşıran arkadaşlarına, kapıya vurulduğunda bunun bütün evde bir deprem etkisi yaptığını ve bundan dehşete kapıldığını; Muhammed (as)’ın yanında, ağzından köpükler saçan dev gibi azgın bir devenin bulunduğunu anlatarak şöyle dedi: “Eğer Muhammed’i yatıştırmakta gecikseydim, o azgın deve beni parçalayıp yiyecekti.”
258; ibn Hişâm, s. 257.