Her yeni sistem; hangi görüşten, ideolojiden, coğrafyadan olursak olalım, zihnimizin bir yerinde kaçınılmaz olarak var olan ve kendisinden bir türlü kurtulamadığımız “geleceğin endişesi”nden beslenen kapitalist refleksler üzerine inşa ediliyor. Onun için de yine her şey devamlı kar odaklı, büyüme odaklı ve en temelde “daha fazla satış yapma odaklı” tarafa doğru evriliyor.
Yarattığımız teknolojinin sağladığı sanal kolaylığı, gerçek zanneden bir beynimiz var. Biz gerçeği ile sanalını ayırt edemiyoruz ve bu yüzden birçok dijital tuzağa kolayca düşebiliyoruz.