Şeyh Celal

Şeyh Celal
@tatarkonya
ne ben sorayım seni ne sen beni sor soyunmuş seslerimiz tenden boşlukta bir aşk örüyor ses olmuş duygular yaklaşır dalga dalga zamansız kavuşsa da seslerimiz birbirine biz kavuşamayız ne kollarımız var saracak ne öpecek dudaklar ne görülecek yüzümüz var ne görecek göz biz aşk örüyoruz boşlukta çizgiden soyut zerreden öz
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
artık çıkmıyorum istiklale sabahları fatma hanım uyandırıyor helva,ekmek,çay bana onlar bakıyor odanın hali perişan ben perişan kimse yok işime karışan ara sıra balkona çıkıyorum fesleğenler kuruduğunda ocaktı ben baharı bekliyorum ne olduğunu bilmediğim bir umudum var hala gözüm şişelere takılıyor becerebilseydim ne âla bu günlerde böyleyim ben yas denen şiirdeyim bir köşede gülüşün var sırtımda kanlı bıçağın hiç bir zaman duymayacağın duysan da anlamayacağın bir çığlıkta sana birikiyorum
Şiir
‘Tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek O sümbülü koklamak, saçın ellemek Sonra da ona bakma, dersen, anlamı Dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!’ 27 nolu rubai Ömer Hayyam
Şiir
Gerçekten beğendiğim bir resim: Jean Léon Gérôme- Kuyudan Çıkan Gerçek
" Efsaneye göre; bir gün Yalan ile Gerçek buluşurlar. Yalan gökyüzüne bakıp, derin bir nefes aldıktan sonra dönüp Gerçek'e: "Bugün hava çok güzel!" der. Gerçek, şaşkınlıkla bakar Yalan'a. Hava gerçekten de güneşli ve cıvıl cıvıldır. Şaşkınlığının sebebi ise Yalan'ın ilk defa doğruyu söylemesidir. Gerçek, bu durumdan memnun bir şekilde Yalan'la vakit geçirip, sohbet etmeye devam eder. Sohbetin büyüsüne kapılıp bir kuyunun önüne kadar gelmişlerdir. Su, o kadar güzel ve berraktır ki Yalan yine doğruyu söyleyerek; "Su çok güzel! Hadi birlikte yüzelim." der. Gerçek, kuşkuyla yaklaşarak suya ayağının ucuyla bakar. Suyun güzelliği ve Yalan'ın doğru söylemesi onu suya girmeye ikna etmiştir. Soyunup yüzmeye başlarlar. Keyifli kısa bir zamanın ardından Yalan, bir anda sudan çıkarak Gerçek'in kıyafetlerini kuşanıp, kaçar. Gerçek, neye uğradığını şaşırmış ve son derece kızgın bir şekilde sudan çıkarak Yalan'ın peşine düşer. Yalan, Gerçek'in o harikulade kıyafetleri içinde paspallığından arınmış bir şekilde insanların arasına karışır. Gerçek ise çırılçıplak bir halde Yalan'ı ararken ayıplanır. Onu gören insanlar, böyle çıplak bir şekilde dolaşmasını densizlik olarak bulup hor görürler. Son derece utanan Gerçek, insanların arasından kaçıp tekrar kuyuya geri döner ve kuyunun derinliklerinde sonsuza kadar saklanır. Yalan ise arsız bir şekilde Gerçek'in o muhteşem sureti içinde yüzyıllarca dolaşmaya devam eder. "
Sanat Tarihi
ellerim dallar gibi açılır bazen allah’a ki allah’tır veren bu güçsüz ellerimi benim senin ellerinden güçlü ellerim ki ben verdim onlar kapalıdır allah’a bir parça demirden ibaretsin allah’a göre sana verdiğim bir ömürdür ki yaşamadan sürüyorsun sen onu sana bu ömrü verenler senden çabuk ölür çeliğin çürümesi kadar uzaktır bir robotun sonu allah, allah olduğu için yarattı beni ben allah olamıyorum ne kadar yaratsam ve tapmıyor bana benim yarattığım adam beni yaratana ben nasıl tapıyorsam b.ecevit
Şiir