10/10
·256 syf.··
2025 31. kitabı
Kitabın özeti: eğer kendini kaybettiysen, hangi adımı atacağını şaşdıysan kaybettiğini arayıpta bulamadığını çok uzakta aramamak lazım, dönüp kendi içine bi yolculuk yap. Ben çokta kişisel gelişim kitaplarını okumayı sevebilen birisi değilim. Ancak Yan Pasaj yayınevinde basılan kitaplar gibi gelişim böyle güzel öykülerin arasına saklandıysa bi çırpıda bitiriyorum. Öyle çok şey öğrendim demem belki, ancak çok şeyi yeniden hatırlattı. Çok akıcı, acı tatlı ekşi bi kitaptı. 6 yıldır bir radyoda didinerek çalışan ve de kendinden çok şey veren Emma isimli bi radyo muhabiri bir gün bir yazarla röportaj yapar ve bu sayede yazarın yeni yayınlayacağı anketin deneme ekibine katılma şansı kazanır. "Kendini bulma yolculuğu" anketi. “Kendini bulmaktan kastınız nedir?” “Artık kaçmayı bir kenara bırakıp nihayet yaşamaya başlamak için kendini tanıması.” Bu yolculuk 9 epostalık muazzam hatırlatıcılarla dolu bi yolculuktu. Kitap Küçük Prens'ten "Büyüklerin hepsi birer çocuktu (ama çok azı bunu hatırlar)" alıntısıyla başlıyor ve aslında ilk noktadan neyi unutmuş olduğumuzun kıvılcımları o andan bize hissettiriyor. Epostalar ilerledikce Emma da aslında başarılı olmaktan çok daha önemli adımı atmayı unuttuğunu anlıyor. Mutlu olmayı. Başkalarının nasıl tepki vereceğini bilemeyeceği gibi hayatın ne türden olaylar sunacağını öngörebilmez veya tahmin edebilmesi de mümkün değil. Öte yandan, karşısına çıkan olaylara vereceği tepkinin nasıl olacağını o belirleyebilir; Özgür iradesinin ve gücünün farkına varıyor. Artık hayatında fırtınanın dinmesini bekleyerek değil; yağmurun altında dans etmeyi öğrenerek yaşayacağı için kendisine söz veriyor. "Hayat bize ardı ardına farklı seçenekler sunuyor ve uyandığımız andan itibaren bunlar arasından seçimler yapmaya başlıyoruz." "İnsanlar şeyler yüzünden
Kendimi Kaybettiğim Yerde BuldumVeronique Maciejak · Yan Pasaj · 2022553 okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2023 05:07
Şükrü Erbaş deyince önce tabii ki şiir ve şiir kitapları geliyor insanın aklına, ama hemen söyleyeyim Sitem Taşları bir şiir kitabı değil. Sitem Taşları Şükrü Erbaş'ın 2019-2022 yılları arasında yayınlanmış yazılarından ve iki şiirinden oluşan deneme türünde, henüz çiçeği burnunda kitabı. (Basım tarihi Şubat 2023) Dönem olarak biraz talihsiz bir döneme denk gelen bir kitap Sitem Taşları. Ülkenin depremle sarsıldığı, büyük bir felaketin yaşandığı bir dönemde raflardaki yerini aldı ne yazık ki. Kitapta yer alan yazılar Sitem Taşları (13 adet) ve Küçümsenmiş İçtenlik adlı iki ayrı başlıkta toplanmış. Sitem Taşları'ndaki yazılar adeta şairle sohbet ediyormuş, siz soruyor o cevaplıyormuş gibi güzel bir sohbet havasında akıp gidiyor. Eskiden, günümüzden, aşktan, ölümden, insandan, zamandan, şiirden, edebiyatta kadar pek çok şey üzerine tatlı bir sohbet okuyorsunuz. Bir diğer bölüm Küçümsenmiş İçtenlik'de ise şairin daha çok yazmaya, edebiyata, şiire, dile, söze dair yazdığı yazılar var. Yazılar güzel epigraflar, içeriğine serpiştirilmiş bazen kendisine çokça başka şairlere ait dizeler, kimi zaman edebiyat eserlerinden yapılan alıntılarla da desteklenmiş ve ortaya yine güzel bir kitap çıkmış. Kitabın en sonunda bir de Proust Anketi var yazarın cevapladığı. Aslında işin özü Sitem Taşları benim için Şükrü Erbaş'ı biraz daha yakından tanımama vesile olan bir kitap oldu diyebilirim. Şairin biraz iç dökmesi, kendini anlatması, okur yazar buluşması gibi oldu desem yanlış olmaz sanırım. Sitem Taşları artık okuruna emanet, Şükrü Erbaş sevenlere duyurulur. "Yabancılaşmadan çürümeye doğru kanatlanmış bir çağ düştü payımıza" diyor şair. Sonrasında devam ediyor, "Ben, insanın acısını insan alır demeye devam edeceğim" diye. Şaire şairin dizeleriyle cevap vererek bitireyim,
Edebiyat
Sitem TaşlarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınları · 2023588 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2022 15:57
"Bir gün, hayatım Instagram fotoğraflarımla uyumlu olacaktı, bir gün.." *SPOİ Merhaba, kitapta 86. Sayfadayım. Kesik kesik incelemeler gireceğim yine. Kitaptaki baş karakter muazzam biri. Ya da kendime yakın hissettiğim için muazzam biri. Öncelikle çok ama çok tatlı. Yaptığı hareketleri, sakarlıkları, düşünce tarzı aşırı samimi ve içten. Hazır karakterlerden devam etmişken Alex' e değinmek istiyorum. Aşırı çocuk ruhlu ve eğlenceli, cesaretli birisi. Onu da çok sevdim ve kitap boyunca beraber olmalarını diledim. Şimdi kitabın konusuna geçecek olursak kitap Sitcom dizileri gibi ilerliyor. Çok tatlı olaylar yaşanıyor sürekli. Kitabı okurken çok eğleniyorsunuz ve sıkılmıyorsunuz. Umarım boş vaktim bol olur ve hemen bitiririm. Baş karakterimiz Cat markalaşma şirketinde stajyer olarak çalışmaktadir. Cat'in inanılmaz monoton ve sıkıcı bir hayatı var. Sürekli tonlarca anketi bilgisayara geçiriyor ve tüm günü bu şekilde geçiyorr. Birde patronumuz Demeter var. Kendisine karşı nötrüm. Garip bir kadın. Stajyerimizin Alex ile şans eseri tanışıp yaşadığı olayları okumak inanılmaz keyifliydi. Cat'in hayatı aşırı macera dolu ama kesinlikle mükemmel olmayan bir hayat. İncelemeyi burda noktalıyorum sonra tekrar devam edicem. S:221 Kitap eğlenceli akmaya devam ediyor. Demeter'i ne yazık ki sevemedim. Çok güçlü ve otoriter duruşunu taktir etsemde yaptığı bazı hatalar affedilecek cinsten değil. Çok müthiş bir hayatının görünmez kötü yönlerini görüyoruz. Yazar mutlu ve kusursuz görünen bir ailenin ne kadar yıpranmış olduğunu çok iyi anlatıyor. Bazı kısımlarda ona ciddi anlamda üzüldüm. Ana karakterimiz de vicdani birisi olduğu için ne kadar öfkeli olsa bile empati kuruyor ve üzülüyor. Ana karakterimize cidden bayılıyorum. İş bulamama zorluğunu çok iyi yaşamış biri olarak onun ne
İnsan ve Duygular
Mükemmel Olmayan HayatımSophie Kinsella · Dex Kitap Yayınevi · 2018177 okunma