Ey Ölüm!
Habersiz geleceksin bir gün biliyorum. Kapımı çalmadan gireceksin içeri. Elimde işim, ocakta aşım, gözümde yaşıma bakmadan geleceksin. Ne haber vereceksin ne davet edilmeyi bekleyeceksin… Dünya halen içimdeyken, heveslerim zirvedeyken, hiç bir işim bitmemişken geleceksin. Hazırlığım yok, umutlarım çokken, belki aç belki tokken geleceksin… "Biraz bekle!", "Biraz dur!", Biraz geç kal!" diyemeden, Bir şeyler alamadan yanıma, yalnız kalınca bir kabirde neler gerekir? Onları dolduramadan valize, kimseyle vedalaşmadan, Son taksitleri yatıramadan... 0ğlumu son kez göremeden, kızımı öpemeden, son sözlerimi diyemeden geleceksin. İzin bile almadan, "Müsait misin" diye sormadan, yaşa başa bakmadan, son lokmayı yutmadan geleceksin. Anaları evlatsız, evlatları anasız, yiğitleri yârsiz bırakansın sen. Gülüşleri yarım, sızıları derin bırakansın sen. Her yeni ölümle hayatın yalanlığını anlatansın sen. Ey ÖLÜM! Kapıyı en çok çalan ama hiç beklenmeyensin. Davetliler arasında bulunmayansın. En çok görünen fakat hiç hatırlanmayansın. Hayallerim sensiz, planlarım sensiz, sensiz kalemim kağıdım, sensiz ekmeğim aşım... Biliyorum habersiz geleceksin bir gün. Her şeye rağmen, tüm unutulmuşluklara, tüm aldanmışlıklara rağmen geleceksin. Yarım olan, tam olan neyim varsa alıp gideceksin. Kimseye bildirmeden en sessiz halinle geleceksin; ama giderken nice fırtınalar bırakacaksın ardında... Ansızın geleceksin bir gün, En güzel azalarımı çürütmek için, en tatlı varlığımı eritmek için geleceksin. Yanıma yalnızlığı vererek, bütün pişmanlıkları önüme sererek geleceksin... Ey ÖLÜM!
Hayat ve İnsan
Fotoğraf çekimi yaparken yapraktan yeşil olmuş ıslak bez değmişti kitabın başına gelmeyen kalmadı.😭 Üstelik kitap kuzenimin mecburen yenisini alacağım. 🥹 Ayrıca kitapta yazara kızdığım alıntı bu İvan Fyodoroviç sanki kardeşinin dediklerini duyma gibi sürdürdü konuşmasını: — Aklıma ne geldi, geçenlerde Moskova'da karşılaştığım bir Bulgar, Slavların toplu olarak ayaklanmasından Türklerle Çerkezlerin, Bulgaristan'ın her köşesinde yaptıkları caniliklerden söz etmişti bana; yani yakıp kestiklerinden, kadın ve çocuklara nasıl tecavüz ettiklerinden, mahpusların kulaklarından duvara çivileyip onları nasıl o halde sabaha kadar beklettiklerinden, güneş doğunca da onları astıklarından ve akıl almayacak daha bir sürü şeyden... Kimi insanda "hayvanca" bir zalimlik olduğundan dem vururlar ama hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık, bir hakarettir bu. Bir hayvan asla insan gibi zalim olamaz; böylesine ustalıklı, böylesine sanatsal bir zalimlik insanda olur sadece; bir kaplan yalnızca parçalayıp kemirir. İnsanları kulaklarından duvarlara çivileyip gece boyunca öylece bekletmek, yapabilecek olsa bile aklının ucundan geçmez. Ne diyordum... şu tatlı zevk düşkünlüğünden gözü dönen Türklerin eziyetlerinden çocuklar da nasibini alırmış; onlara ettikleri eziyetler, yavruları henüz analarının karnındayken söküp almaktan, minicik bebekleri şöyle bir yukarı hoplatıp, analarının gözü önünde öldürmeye kadar varırmış. Ah, bir de beni pek çok ilgilendiren bir tablo vardı. Gözünde bir canlandır: Tir tir titreyen annesinin kollarında el kadar bir bebek, etraflarında da içeri giren Türkler... Neşeli bir numara yapmak düşüyor akıllarına: Bebeği okşuyor, gülsün diye gülüşmeye koyuluyorlar ve beceriyorlar da... bebek gülüveriyor. Hemen o anda Türk, tabancasını bebeğin yüzüne doğrultuyor, namlu ile
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Gerçek tıpkı ışık gibi,insanın gözünü kör eder.” Serdar ZAMAN Sıla Zaman Gerçek bir nurdur kimi insana Gönül köprüleri kurar Tunadan Viyanaya Bazen bir tebliğ bazen hakikattir anlayana Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Düşman Tuna'yı atladı Karakolları yokladı Osman paşanın kolunda toplar patladı İyiler güzel amel sahibleri alır mükâfatı Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Osman paşa binler yaşa askerinle Ben kurbanım gerçeği söyleyen dillere Bir destan yazdık plevnede malazgirtte Cenabı Hakkı zikrettik koşuyoruz zafere Osman paşa Ya Hak diyip vurdu kılıcını Kendi öldü Osman paşa namı kaldı Batıl olana Tuna Nehri açarmı kollarını Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Kul Nefsani derki fatihalar okuyalım Şanı büyük o zaferlerimizi bizlerde analım Hak yoldan gerçekten ayrılmayalım
Şiir
İt olana tasma yerine taç takanlara duyrulur: Baya tuzlu oldu (:
Bugün 2 ölçek mini tartoletlerin yarısıyla çikolatalı kurabiye yapacaktım. Dün akşamdan hamuru hazırlayıp dolaba atmıştım. Normalde ince tanecikli tuz kullanıyoruz ve ben buzdolabı poşedinde şeker (!) buldum. O an taneciğine göre karar kıldım ve biraz loştu. Tuz olmasının mümkünatı yoktu. Ve damla çikolata koyacağım için normalden az şeker koydum. Hamurun tadına bakacaktım unuttum. Bugünle birlikte toplam 3.30 saat harcadım. Bizimkilere kahve yapıp götürdüm. Ablamla konuşurken anneme de yemesi için ısrar ediyordum. Kadın yedi ve "Bu ne böyle tuzlu baya?" dedi. Tipiyle şaka yapıp yapmadığını anlamadım. Sonra ablam da ısırdı ve ağzından direkt hafifçe tükürdü. Ve "Haahahaa çok komik tamam, şimdi sıra bende." deyip kahveye bandırdığımı daha ısıramadan baya tuz tadı geldi ve "Ohaa şaka değilmiş. İnanmıyorum bu nasıl tuz olabiliiirr?" ama sona doğru sinirden ağlamaklıyım. "ŞEKER BÖLÜMÜNDE TUZUN NE İŞİ VARDI? BUZDOLABI POŞETİNDE TUZU KİM KOYDU?" diye biraz sinirlenirken bir sıcak bastı, bir tansiyonum düştü anlatamam. Güldük de baya ama hep sinirden ve öyle böyle yaşanan aptallıktan. "Sahte meyve tabaklarına benziyor: Biz ona bakıyoruz o bize bakıyor ama yiyemiyoruz. Hoş bu gerçek ama yiyemiyoruz yine de. ><" deyince annemin çözümü "Üzülme ıslatır tavuklara yediririz." oldu. "Bunun yarımını yiyen tavuğun yaşayabileceğini düşünüyor musun, hepsi çöpe. -_-' Ben yapmış olsam bile hiçbir albenisi yok. Sen nasıl yedin anne, delirdin mi?" deyince "Sen ısrar ettin, yemesem üzülecektin." dedi. 🤦‍♀️ Ben zaten minik kurabiye ve minik şekilde yapmıştım. Tatsın istedim ama tuzlu olduğunu bilmiyordum. İlk tepsi de çıkınca normalde tadarım ama tadasım gelmedi, yemek için hep birlikte olmayı bekledim. 😅😅🤦‍♀️ Poşet suçlusu annem. Ve ilk onda patladı. Tuzu seven ben bile o kahveden ötürü
Hayata Dair
Sağlık İçin En Güçlü Doğal İlaçlar
A) Yaşamın Temelleri 01- En iyi her derde deva ilaç Su içmek Her derde deva demek abartılı olsa da, yeterli su tüketimi yaşam için vazgeçilmezdir. Su; hücresel faaliyetlerin sürdürülmesine, böbreklerin çalışmasına, vücut ısısının düzenlenmesine, besin ve oksijen taşınmasına yardımcı olur. 02- En iyi güzellik ilacı Uyumak Uyku sırasında büyüme hormonu salgılanır, hücre onarımı hızlanır ve cilt yenilenir. Kaliteli uyku, cildin daha sağlıklı görünmesine ve erken yaşlanma belirtilerinin azalmasına yardımcı olur. 03- En iyi bağışıklık destekçisi Yeterli uyku Uyku sırasında bağışıklık sistemi güçlenir. Kronik uykusuzluk enfeksiyonlara yakalanma riskini artırabilir ve vücudun savunma mekanizmalarını zayıflatabilir. 04- En iyi akciğer dostu alışkanlık Derin nefes almak Diyafram nefesi ve kontrollü derin nefes egzersizleri akciğerlerin daha verimli kullanılmasını sağlar, oksijenlenmeyi destekler ve sinir sistemini sakinleştirerek stresi azaltır. B) Hareket ve Fiziksel Sağlık 05- En iyi kanser risk azaltıcı alışkanlık Yürümek Düzenli fiziksel aktivite; başta kolon ve meme kanseri olmak üzere birçok kanser türüne yakalanma riskinin azalmasıyla ilişkilidir. Ayrıca bağışıklık sistemini ve metabolik sağlığı destekler. 06- En iyi kalp dostu alışkanlık Düzenli aerobik egzersiz Yürüyüş, yüzme, bisiklet veya hafif koşu gibi aktiviteler kalp-damar sağlığını destekler, dolaşımı iyileştirir ve kalp hastalığı riskini azaltır. 07- En iyi stres ilacı Hareket etmek Düzenli fiziksel aktivite kortizol düzeylerini dengelemeye yardımcı olur, endorfin salgılanmasını artırır ve zihinsel gerginliği azaltır. Stres yönetiminde en etkili doğal yöntemlerden biridir. 08- En iyi ruh hali destekçisi Düzenli egzersiz Yürüyüş, hafif koşu ve diğer aerobik egzersizler; endorfin, serotonin ve dopamin
İnsan ve Hayat
Kpss ile hayat
Kpss için son dönemeç. Hayatımın buna bağlı olduğu düşüncesiyle geriliyorum. Lakin hayat aslında hiçbir şeye yalnız bağlı değil her şeye bağlıdır. Yol aramaktayım. İz aramaktayım. Derin varoluş sancılarımdan sonra iyiyi ve güzeli anlamlı olanı doğurmak muradındayım. Ama en çok da hem kendi şahsi hayatimla ilgili hem de dünyevi ve uhrevi hakikatleri keşfetmek arzusuyla yanıp tutusuyorum. Daha çocukken iyi bir bilim ve ilim insanı olmak hayalimdi. Umarım benim tatlı kızım (kendim) başarılı olur.
Duygu ve Düşünce