#TomrisUyar ile tanışma kitabım #YazDüşleriDüşKışları . 1970’lerden itibaren yayımladığı öykü kitaplarıyla toplumun dönüşümünü, bireylerin iç dünyasını ve gündelik yaşamın sıradanlığını zarif bir dille betimleyen Uyar bu kitabında da 9 öykü ile hayatın içinden karakterleri çok naif bir şekilde kaleme almış. Bazen bir sofrada dedikodunun ortasında buluyorsunuz kendinizi, bazen bir otogarda sevdiğiniz birini yolcularken, bazen de bir ada da yaz henüz bitmiş sonbaharın esintisiyle rakınızı yudumlarken. Hepsi çok gerçek karakterler ve yaşanması çok muhtemel anlar.
“Sonra daldı. Ben de daldım uzaklara. Şu dize geldi nedense aklıma, yüksek sesle söyledim kendi sözümmüş gibi..
Ama nasıl hatırlayabilir ki insan
Uzak yollarda karşılaştığı bütün tanışları?"
Öykü okumak beni bazen çok zorlar. O anın içine giremem, başı ve sonu yoktur ve ben kendimi karakterlerin ne yaşadığını anlamaya çalışmakla zorlarım. Ancak Uyar’ın öykülerinde bunu yaşamadım. Yarım kalmışlık hissine de kapılmadım. Hatta ‘Bayırdaki Ilgım’ adlı öyküde inşaatı tamamlanmamış bir yapı için yapılan bir konuşmada, tamamlansa beğenilmezdi muhtemelen ama bu şekilde herkes kendi hayal gücüyle tamamlıyor, gibi bir cümle geçiyor ve tüm öyküler için hissettiğim tam olarak bu. Yaşlısı genci, fakiri zengini, kadını erkeği, hayalperesti gerçekçisi, geçmişe takıntılısı ve geleceği planlayanı her türden insan var. Yalnızlık, hüzün, yaşam mücadelesi, gelecek kaygısı, aile bağları, kırık kalpler de var. Daha ne olsun. Yazarın kalemi yumuşacık, şiirsel, akıcı ve keyifli, öyküler açık ve anlamlı. Kitabı tavsiye ederim. Gelelim kısa kısa öykülere:
Kuskus;
Yaşlı bir kadın, komşusu ile hoşbeş ediyor. Sürekli yiyecek bir şeyler hazırlıyor, insanlara ikramlar yapıyor ve kalabalık sofralara özlem duyuyor. Eşini kaybettiğinden beri