Villa, iki farklı zaman diliminde geçiyor: 1974 yılı ve günümüz. 1974’te, rock yıldızı Noel Gordon yaz boyunca İtalya’da bir villa kiralar. Müzisyen Pierce, sevgilisi Mari ve Mari’nin üvey kardeşi Lara bu villaya davet edilir. Amaçları, Noel ile birlikte bir albüm çıkarmaktır. Bu sırada Mari, annesi gibi bir kitap yazma hayali kurmaktadır. Ancak, aralarındaki karmaşık ilişkiler trajediye dönüşür ve bir cinayet işlenir.
Günümüzde ise Emily ve Chess, ilkokuldan beri arkadaş olan iki yazar. Emily, yeni kitabının sonunu getirmekte zorlanırken ünlü arkadaşı Chess, ona İtalya’da kiraladığı villada birlikte yazma teklifinde bulunur. Emily, bu villanın karanlık geçmişini ve şöhretini öğrendiğinde, saklı sırların izini sürmeye karar verir. Ancak asıl soru şudur: Kendi hayatının gizemlerini aydınlatabilecek midir?
Mari’nin dediği gibi, “Evler unutmaz.” Tarih, sanki yeni bir trajediyle günümüze taşınıyor.
Kitap, ne yazık ki beni çok içine çekemedi. Anlatımı yer yer fazla durgundu; özellikle karakterlerin duygularını ve olayların gerilimli yanını aktarırken yetersiz kaldığını hissettim. Son 10 sayfada tempo yükselse de, genel olarak hikayenin akışında merak uyandıracak heyecan unsurları zayıftı. Beklentim, gizem ve gerilim dolu bir atmosferdi ancak olaylar tam olarak derinleşemedi ve karakterlerin karmaşık ilişkileri dahi beklediğim kadar etkileyici bir şekilde yansıtılmadı. İnce bir kitap olmasına rağmen, olayların ağır ilerleyişi ve akıcılıktan uzak anlatım dili beni hikayenin içine almayı başaramadı.