<<CHERCEZ LA FEMME>>
İ-NA-NA-MI-YO-RUM!!! AGATHA CHRISTIE.
Ancak "inanmıyorum/inanılmaz" dışında bir şey söylemeye başlayabilirsem bir inceleme yazabileceğimi düşünüyorum. Saat gecenin üçü ve ben çığlığı basmamak için dişlerimi sıkıyorum. Sanıyorum bu incelememle Agatha Christie'nin okuduğum üç kitabından ikisine inceleme yazmış bulunuyorum.
Kalemi büyülü, buna adım gibi eminim ki kalemi gerçekten büyülü. Bir günde yüz küsür sayfa okutup saati unutturan, gece yarısı inceleme yazdıran, içten içe bu kadarını nasıl düşündüğünü bardaktaki suya kilitlenmene sebep olan bir kitap büyülü değildir de nedir? Devrelerimi biraz yakmış olsa da her detayında kendimi yere atmak, yerden kaldırmak, tekraren yere atmak ve bunu bu şekilde döngüye almak istedim. Agatha Christie şu hâllerimi görse yazdıklarına bin pişman olurdu diye düşünüyorum.
Nefessiz okuduğum bir kitaptı ve maalesef ki sonuna geldim. Herkese tavsiye ederim.
<<<spoiler içerir>>>
Ta kitabın başlarında burada bir bit yeniği var diyerek not aldığım "chercez la femme" deyimini kitabın sonunda anlamak... Biter bitmez hemen o kalıba baktım ve dedim ki "İ-NA-NIL-MAZ". Chercez la femme, fransızca olup "kadını ara" anlamına gelmektedir. Polisiye türü kitaplarda özellikle yer edinmiş olup , suçun arkasında bir kadın olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, kadının bulunmasıyla gizemin çözüleceği anlamı çıkartılabilir. Sorun şu ki, hangi gizem? Ve hangi kadın? Hangisi? Miss Seansbury-Seale adıyla yaşayan iki kadın, iki farklı kişilik. Yetmedi Barnes biraz daha ilerleyince şaşırttı. Özetle, Bay Poirot, şapkamı önünüzde saygıyla eğiyorum ve sonraki maceramızı bekliyorum.
Hemen okuyup bitirebileceğiniz ve kendi hayatınıza uzaktan bakmanızı sağlayacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hayatınızda an da kalmanın sıradan şeylerin kıymetini fark etmeyi ve her ihtimalin var olduğunu seçimlerimizin bizi ait olduğunu hatırlatan bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Günübirlik Hayatlar Nietzsche Ağladığında eserinden sonra okuduğum ikinci Yalom kitabı, Günübirlik Hayatlar oldu. Kitabın en sevdiğim yanı, dilinin oldukça sade ve anlaşılır olmasıydı. Psikolojiyle ilgili olmasına rağmen anlatımı akıcı olduğu için okurken hiç zorlanmadım.
Kitap boyunca en çok düşündüren şey ise insan zihninin ne kadar karmaşık olduğu oldu. Bir insanı ya da yaşadığı bir problemi tek bir kalıba sığdırmanın ne kadar yanıltıcı olabileceğini yeniden fark ettim. Her insanın geçmişi, yaşadıkları ve olaylara yüklediği anlam farklı. Bu yüzden birini anlamaya çalışırken hazır yargılarla değil, merakla yaklaşmanın daha değerli olduğunu hissettim.
Bazı bölümler beni duygusal olarak da zorladı ve zaman zaman kendi hayatımla bağlantılar kurduğumu fark ettim. Sanırım kitabın etkileyici yanı da bu yalnızca hastaların hikâyelerini okumuyor, bir yandan kendi iç dünyanı da sorguluyorsun.
Kitapta geçen Düşünceler adlı eser de merakımı uyandırdı. Yalom’un önerdiği kitaplardan biri olması nedeniyle onu da okuma listeme ekledim.
Genel olarak hem psikolojiye ilgi duyanlara hem de insanı anlamaya çalışan herkese tavsiye edebileceğim, düşündüren bir kitaptı.
Merhaba bugün sizlere sevgili Serap Tiryaki nin kaleme almış olduğu Sihirli Öyküler Serisinden "SİHİRLİ GARDIROP" kitabı ile geldim.
Yaz gelmişti ve okulların kapanmasına çok az kalmıştı.Oya'nın arkadaşları hep tatile gideceklerdi o ise tatili köyde geçirecekti.
Durumları arkadaşlarıninki kadar iyi sayılmazdı. Babası her zaman iş bulanıyordu.Annesi merdiven temizleyerek eve katkıda bulunuyordu.
Oya bir gün okul çıkışı arkadaşının bisikletini gördü.Kendisinin de süslü bir bisikleti,güzel kıyafetleri olsun tabiki isterdi.Ama olsun yapacak bir şey yoktu.
Yine bir gün yaşlı bir teyzenin elinde poşetler ile yürümekte zorlandığını görür ve ona yardım etmek ister.Poşetlerini evine kadar taşır Oya.Sohbet etriklerinde de teyzenin üç çocuğu olduğunu ve yanında hiçbirinin olmadığını anlatır.
Oya bu duruma çok üzülür.Annesine söyler. Annesi de yaşlı teyzeyi evinde ziyarete gider bir güzel evini temizler yemeğini yapar.
Teyze de evinde fazla olan bir gardırop olduğunu ,Oya'ya hediye etmek istediğini söyler.Oya'nın annesi kabul etmek istemese de ısrara dayanayıp kabul eder.
Oya'nın yapmış olduğu bu iyilik çok güzel bir şekilde karşısına çıkacak ama ne olduğunu söylemek istemiyorum.
Kitabımız empati kurmayı,olanla yetinmeyi,
iyilik yapmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu anlatıyor.
Biz çok beğendik. Tavsiye ederiz
@yayinevimavinefes
Book•lover ❥
İskender Pala kaleminden okuma yapmayı seviyorum en sevdiğim eseri Şah ve Sultan. #soygun eserini de sevdim kısa ve öz. Kaşıkçı elmasını saraydan yürütmeye çalışan bir grup insanın bu iş sonunda kendilerini beklenmedik olaylar zincirine saplanmış bulmalarını konu ediniyor. Sarayda yer alan cariyelerden iki kadının da işin içine girmesiyle işler sarpa sarıyor. Yazar ters köşe yaptı evet beklemediğim kişi hakiki elması alıp yerine sahtesini koyunca oho dedim. Elmasın akıbeti ne oldu derken kitap bitmiş. Her sayfa başında özlü sözler vardı o da esere güzellik katmış, tavsiye ederim. Reklam değil.
@kapiyayinlari
~
"İnsanın kalbini huzura erdiren en büyük erdem masumiyettir."
~
"Unutmayalım ki hayat, arkadaşının sevincini kendi sevincin kabul ettiğin vakit güzelleşir."
Ozzy bildiğiniz Ozzy
Bazıları gerçek bazıları hayali ama çok eğlenceli bir kitap. Bu arada içinden kendiniz için yapacağınız çok alıntı var. Bu yaz için tavsiye ederim
Ben Dr OzzyOzzy Osbourne · Pegasus · 201334 okunma