Bu nedenle günümüz Türkiye’sinde kitapları sorgulayıcı ve eleştirel bir bakış açısı ile okumak ve kanıt diye sunulan kaynakları incelemek şart; bir profesör tarafından yazılmış olsa bile.
Birey özüne dönerek kendini bulmalı ki toplum aydinlanmali...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Türkiye’de devletin soy-sop, aşiret, din, etniklik gibi “birincil bağlılıklar” ı aşan bir yurttaşlık bilincini hakim kılamayıp aksine Cumhuriyet dönemi boyunca karşı karşıya kalınan pek çok sorun ve çatışmada bu bağlılıklara dayanarak ya da yaslanarak bunların yok olmak bir yana daha da pekişmesini sağladığı söylenebilir.
Sayfa 373·Kitabı okuyor
Aa aynı hepimiz!
Sen hiçbir zaman sen olmadın Tayfun, seni belirleyenlerin 'Sen busun!' dediği kişi oldun ve sahiden de sandın ki sen osun.
Sayfa 369·Kitabı okudu
Alıntı
Hayat; Kalabalıkta yol göstermek, Yolda istikamet bilmektir. Hayat; okuyarak öğrenmek Öğrendiğimizi paylaşmaktır... Hayat sanatın ta kendisidir....
Bizim toplum bunu da hiç bilmiyor!
Bir nedene dayandırılan sevmelerin hiçbiri sevme değildir, olamaz. Sen de düşün Tayfun, bunu yaparsan severim şunu yaparsan sevmem, şöyle olursan çok severim de böyle olursan hiç sevmem diye bir sevme şekli olabilir mi?
Sayfa 154·Kitabı okudu
Alıntı