Hazar Kağanlığı ve Etrafındaki Dünya
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:13
Tek bir kitapta Hazar kağanlığının tüm tarihini, çevresindeki ülkelerin durumlarını,itaati altında olan halkların durumu, savaşları, zamanın ticaret koşullarını... Ve belkide daha fazlası için okunabilir muazzam bir kitap,ve elbette yazarın da belirttiği gibi dönemin tarihi kaynakları, belgeler ve kanıtlar kısıtlı durumda ama yinede buna rağmen harika açıklayıcı bir eser denilebilir...
Tarih
Hazar Kağanlığı ve Etrafındaki DünyaAltay Tayfun Özcan · Kronik Kitap · 201971 okunma
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
Tayfun Haykır- Abdullah Kaan/ Anadolu'da Bir Mahfil: Çelebi Dergisi (2020-2025). Ülkemizde daha yayın hayatındayken, akademik çalışma yapılmış belki de tek dergi, Çelebi dergisidir. Genelde yayın hayatını bitirmiş, üzerinden onlarca yıl geçmiş, gazete ve dergilerin akademik çalışmalara konu olması bu zamana kadar görülmüştür bu anlamıyla Çelebi dergisinin ilk beş yılının akademik bir çalışmaya kaynaklık etmesi derginin işlevi açısından önemlidir. Ankara Hacı Bayram Üniversitesi'nde görev yapan Doç. Doktor Tayfun Haykır ve Abdullah Kaan'ın bu çalışması dikkat çekicidir. Eserde de belirtildiği şekli ile Anadolu'da gazete, dergi çıkarmanın pek çok zorlukları vardır. Çelebi dergisi bu zorlukları adım adım aşarak ilk beş yılını tamamlayıp, akademik çalışmalara konu olmuştur. Takdim ve Önsöz ile başlayan eser, birinci bölümde Çelebi dergisinin tanıtımını yapmaktadır. İkinci bölüm Çelebi'de edebi ve Kültürel Faaliyetleri incelemektedir. Üçüncü bölümde ise Kronolojik Tahlili, Dizin ve İlk Beş Yılında Çelebi'nin Kapakları bulunmaktadır. Abonesi olduğum Çelebi dergisinin böyle bir akademik çalışmaya konu olması tüm okuyucuları gibi beni de mutlu etmiştir. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Anadolu'da Bir Mahfil: Çelebi DergisiTayfun Haykır · Post Yayınevi · 20251 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·244 syf.··
2026 3. kitabı
Yeonnam-dong'un Neşeli Çamaşırhanesi kitabını okudum. Genel olarak ne olacak diye heyecanla beklediğim bir kitap değil ama kitabın olayı da bu değil zaten. bu kitap biraz sakinlik dinginlik isteyenler için bence. her şeyin bir çaresi var, her derdin bir devası var bunu hatırlatıyor kitap. gerçekten içini ısıtıyor insanın okuyunca, bence biraz dinlenmeye ihtiyacı olan herkesin okuması gerekiyor, tavsiye ederim “unutmaki ister öfkeli bir tayfun olsun ister hafif bir fırtına, bir kere atlattın mı hepsi geçmişin rüzgârlarından ibaret kalır”
Yeonnam-dong'un Neşeli ÇamaşırhanesiKim Jiyun · Epsilon Yayınevi · 2025707 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 15. kitabı
Öykülerine, inceleme yazılarına, çizgilerine, ürettiği her şeye; en basit tabirle kendisine vurulduğumuz sevgili Gaye Keskin'in ilk öykü kitabı nihayet elimde. Gaye’nin kelimeleri zor zamanlarda zor süreçlerde insanın iki omzunun arasına elini koyan ve sıcaklığı tam orada hissettiren kelimeler. Yukarıda yazdığım gibi çok özel birisinden çok özel öyküler var bu kitapta. Özellikle kitabın kapanış öyküsü olan “Mümtaz Eli” öyküsünü okurken zihnim bambaşka bir yere evrildi. Bu aralar kitapları filmlerle ve yaşanmış olaylarla bağdaştırıyorum. Ne okursam okuyayım kafamda bir köprü kuruluyor. Mümtaz Eli’nde de aynı düşünceler doldu taştı. Zira bu öykü, yalnızca iyi kurulmuş bir metin değil; içinde büyümeye, genişlemeye, hatta beyazperdeye taşınmaya hazır bir evren taşıyor. Mümtaz Eli’ni okurken yalnızca anlatılan hikayeyi değil, o hikayenin içinden çıkabilecek filmi de görüyorsunuz. Tahnit dükkanı, ölü kuşlar, kuşaktan kuşağa aktarılan bir “el”, babanın suskun ama ezen otoritesi, erkek olmanın phallusla, kanla, avla, neşterle ve korkuyla sınandığı bir aile düzeni… Bütün bunlar Anadolu’nun bağrından çıkmış bir Tayfun Pirselimoğlu ya da Tolga Karaçelik senaryosu gibi duruyor. Öykünün geçtiği yerler, karakterleri ve sembolleri o kadar sinematografik ki bir novellaya dönüşse, oradan da doğru bir yönetmenin elinde filme evrilse; tahnit masası, beyaz kuşlar, Nigar Abla’nın kapısı, av sahnesi ve o meşhur kimlik değişimi muazzam bir sinema atmosferi kurabilir. Pirselimoğlu’nun tekinsizliği ile Karaçelik’in kara mizaha yaklaşan aile/erkeklik gerilimi arasında duran, hem yerli hem tuhaf hem de rahatsız edici bir hikaye bu. Bence Gaye Mümtaz Eli ile yalnızca okunacak değil aynı zamanda beyazperdede görmek isteyeceğimiz türden bir öykü yazmış. Sevgili Gaye belki bir gün bu evreni
İçimdeki Kilitleri Tek TekGaye Keskin · Can Yayınları · 202588 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:54
2 Haziran 2026 Salı Yine muhteşem bir dil. Acıklı bir hikaye. Maalesef dünya döndüğü sürece hepimiz bir engelli, bir düşkün adayıyız. Bir afet bizi birdenbire bu hale sokabilir. Nitekim bu hikayede de bir yangın sonrası perişan olan çocuklar var. Bazen bu insanların doğuştan itibaren böyle oldukları zannına kapılıyoruz. Hoş öyle olsalar da bu toplumun suçudur ya. Bunu en çok Hatay–Adıyaman–Maraş depremlerinde yaşadık. Yardıma gittikleri insanları hor görenler oldu. Maalesef idrak gücümüz zayıf, yufka bir yüreğimiz olsa da. Üstelik toplum olarak empatiden yoksunuz. Bu kitap; Hüseyin Rahmi’nin okuduğum en acıklı hikayesi idi. Nasıl böyle dokunaklı yazabilirim diye düşüne düşüne okudum! Tayfun Sügür
Edebiyat
Hakka SığındıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Can Yayınları · 20212,864 okunma
Kitap Özgürlüktür
10/10
·202 syf.··
2026 12. kitabı
1953’te yayımlanan ve distopya türünün önde gelenlerinden biri olan eser, kitapların yasaklandığı ve itfaiyecilerin buldukları her kitabı yaktığı 2049 yılının Amerikan toplumunu anlatmaktadır. Kitabın adı da Fahrenheit ölçeğinde kitabın yanma derecesine işaret etmektedir. Eser Soğuk Savaş sıralarında Amerika’da McCharty akımının etkili olduğu bir dönemde yazılmıştır. Eser; o dönem Amerika’sında antikomünist kuşkuculuğun vardığı noktadan hareketle otoriter yönetimlere bir eleştiri şeklinde okunabileceği gibi aynı zamanda kitle iletişim araçlarının insanı âdeta esir aldığı ve okuma devrinin bitip ekran çağının başladığı bir dönemin bir eleştirisi olarak da okunabilir. Kitapları yakmakla sorumlu itfaiye biriminde çalışan Guy Montag’ın hayatı iş dönüşünde mahallesinde karşılaştığı ilginç bir genç kızla tanışmasıyla değişir, ardından yerleşik düzeni sorgular ve eyleme geçmek, mücadele etmek kararını alır. Otoriter düzene eleştiri bakımından tüm teknolojik araçlarla insanın ve insan düşüncesinin kuşatıldığı, farklı düşünceye müsaade edilmediği, sorgulamaya giden yolların tamamen kapatıldığı, kitapların yok edildiği bir dünya kurgulanmıştır. Bu anlamda eser otoriter düzenlere karşı önemli eleştiriler yöneltmekte ve insanın kuşatılmışlığını, acziyetini ortaya koymaktadır. Son yıllarda dünyayı da kasıp kavuran otoriterleşme eğilimleriyle birlikte okunduğunda eserin yönetime dair eleştirileri hayatta da karşılık bulmaktadır. İnsanın âdeta tüm hareketlerinin takip edilebildiği günümüz dünyasında kitaptaki öngörüler büyük ölçüde gerçekleşmiş durumdadır. Eserdeki şu ifadeler otoriterliğin boyutunu göstermesi açısından fevkalade dikkat çekicidir: “… Okulda yapmaya çalıştığın şeyin büyük bölümü ev ortamında bozulabilir. Anaokulu yaşını bu yüzden her sene azalttık; artık neredeyse
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma