Türkçede k>g (kel->gel-, kit->git-, kök > gök...), t>d (tag > dag, til dil, tök-> dök-...) b>p (barmak > parmak, büre > pire, burjar > pınar...) b>v (bar-> var, bir-> vir-> ver-, bar > var...) ö>ü (közel güzel, kökerçin > güvercin) ... ve daha nice ses değişimi görülür. Bu ses değişimlerinden biri de 11'inci yüzyıldan itibaren itibaren (Orta Türkçe) görülen d/z/ y ses değişimidir.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Dün sözcüğünün eski şekli "tün"dür. Tün ise eski Türkçede "gece" anlamına gelir. Sözcük, t<d ses değişimiyle birlikte anlam değişikliğine de uğrayarak "önceki gün" anlamını karşılayan dün hâline gelmiştir. Her ne kadar ses değişimine uğrasa da tüne- ve tünek sözcükleri sözcüğün kök anlamını koruyarak gecelemek ve gecelenen yer anlamlarına karşılamaktadır.
Sayfa 88·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İşgale ilk direnen köy
Karakese köyündeki direnişten 1 hafta sonra, 25 Aralık 1918 tarihli, A.M, TD 19/18-125 sayılı raporda Yüzbaşı Eugene Blanchard önemli tespitlerde bulunuyordu. “Dörtyol yakınındaki köyde hiç ummadığımız bir isyanla karşılaştık. İki Ermeni askeri vuran bir kişinin kaçtığı köye giremedik. Yollara taş yığan Türklerin açtığı ateşte, 17 askerimiz öldü. Bu köyü ve aradığımız kişiyi alamadan dönmek zorunda kalışımız, üniforma giydirip, kullandığımız Ermeniler nedeniyle Fransız ordusuna iyi gözle bakmayan Türkler için bir zafere dönüştü. Bu moralin büyümesi direnişçilerin çoğalmasını sağlar ki, bunun önüne hemen geçmeliyiz.” “Dörtyol’da, çoğunluğu Ermenilerden oluşan iyi silahlanmış kuvvetlerimizin, eski silahları ve yetersiz cephaneleri olan köylüler ile girdikleri çatışmada büyük sayılabilecek kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kalması kabul edilemez. Ermenilerin intikam alma duyguları ile hareket etmesinin önüne geçilmediği, hatta göz yumulduğu görülüyor. Türklere karşı çok acımasızca davranan, cinayet ve yağmalama olaylarına karıştıkları söylenen Ermenileri kontrol edemediğimiz ortada. Fransız üniforması içinde olan her askerin disipline uymasını sağlamalıyız. Aksi takdirde memnuniyetsizliklerin bize karşı direnişe dönüşmesine yol açarız.”
“Serê koyê na Bingolî mij dumano li min weylo Vengê hevalê min têdê yeno hevalêmîn delalê min Çemê na Perî yi naleno Li min veylo Onca gûnya genconemaki vazeno Hevala min delala min Eskere misto korî amo li min veylo Nezan ma ra çi vazeno hevala min delala min Sara...”
Sayfa 24·Kitabı okudu
KİTABIN ÖZETİ
Mandala İlkokul çocuklarının oyun terapisi algısı adlı doktora çalışmamı scholarworks.uno.edu/td/262 Çocuklara Resimleri ile İlgili Sorulabilecek Sorular 1. Bu resim bir öykü anlatıyor mu? 2. Bu sahnede neler olduğunu bana anlatabilir misin? 3. Eğer sen de bu resmin içinde olsaydın nasıl olurdu? 4. Bu sahneden önce öyküde neler oldu? Sonrasında neler oluyor? 5. Bunu çizerken neler düşündüğünü ya da hissettiğini bana anlatabilir misin (20). Sonuçlara göre mandala boyama kaygı düzeyini klinik olarak belirgin bir şekilde azalmıştır (109). Kişisel Bilinç Kişisel bilinçdışı, bireyin yaşamına yayılan bastırılmış anılar, hayaller, istekler, travmalar ve isteklerin belleğidir. Kişisel bilinçdışında gölgeler vardır, ki bu gölgeler, kişiliğin hem iyi hem de kötü kısımlarını taşır. Jung analizin, psişik iyileşme ile kişiliğin gölgeli yönlerini birleştirerek bütünlüğün oluşacağına inanır (29). Etkili İletişim Andrew: Ve kötü ejderha herkesi öldürüyor, her şey yanıyor, yangın var! Dr. Green: Ejderha, herkesin kendisinin ne kadar güçlü olduğunu bilmesini istiyor! Andrew: Evet ve konuşmayı bırak yoksa seni de yakacak (bu sırada kum tepsisinden kumları etrafa atmaya başlıyor). Dr. Green (metaforu bozuyor ve durumu yorumluyor): Andrew, sen de hiç bu kum resmindeki ejderha gibi hissediyor musun ve insanların sana neleri yapabileceğini ya da yapamyacağını söylemesinden bıkıyor musun merak ediyorum. Andrew: EVET!! Ve benim ne kadar güçlü olduğumu anlamazlarsa herkesi öldüreceğim. (Duruyor). Özgür dilerim Bay Green sizi ya da başka birini gerçekten öldürmeyeceğim, bu yalnızca bir oyun. Dr. Green: kBen de bazen üzgün olduğundan da anlamını aşan şeyler söyleyebiliyorum. Ve işte burada, senin duygularını ifade etmen uygun. Burada sinirlenmen uygun. Andrew: Peki, o zaman elektrik süpürgesi
Otobiyografik anılarını kaleme aldığı Streitbares Leben'de [Kavga­cı Hayat] Max Brod şöyle yazıyor: "O zamanlar gösterime giren ilk filmleri severdi. Çekçe adı Td ta Dlouhdn olan ve 'Uz u n Bacaklı Baba ' olarak çevrilebilecek bir film onu özellikle büyüledi. Kızkardelerini ve daha sonra beni büyük bir heyecanla bu filme sürükledi ve saatlerce bu harika filmden başka bir şey hak kında konuşmadı." (1960, s. 185) Eileen Whitf ı eld, Mary Pickford'a dair biyografisinde Dadd­ y-Long-Legs filmi hakkında şöyle yazıyor: "Küçük bir sokak çocuğu, yetimhaneden, sonunda onu özgür kılacak eğitecek ve nihayet onunla evlenecek meç­hul hayırseverine mektuplar gönderir. Neilan orijinal metni harika bir gül dürü-melodrama dönüştürüyor ... "
Sayfa 207 - Everest yayınları 2012
Araştırma İnceleme Edebiyat