4.Ordu Suriye'de iken, Havran dürzileri bize hemen hiç isyan etmediler. Niçin, bilir misiniz? Bütün Havran kabile kabile parçalanmıştı. Şeyhler Kendi öz kardeşleriyle dahi dost değildiler. Havran şeyhlerini yalnız bir menfaat birleştirebilir: vergi, hele ağnam (küçükbaş hayvan) vergisi! Tahsildar havran'a gittiği zaman, bütün dürziler birliktirler, tahsildar döndüğü vakit, yine bin parçadırlar.
Biz harp devam ettiği kadar hiç vergi almadık; bilakis havranı altın ve nişana boğduk.
Halep'ten Aden'e kadar süren o koca memlekette bir Arap meselesi vardı zannetmeyiniz. Arap meselesi denen şey Türk düşmanlığı hissi idi.
Bu hissi ortadan kaldırınız. Suriye ve Arabistan meselesi, Arap saçına döner, karmakarışıklığın içinden çıkamazsınız.
Müslüman araplar arasında bir Arap halifeliği hükümeti peşinde olanlar vardı. Hristiyanlar ise, daha fazla Türk düşmanı iken, en iyi idare Osmanlı idaresi olduğu fikrinde idiler. Çünkü kendilerini imtiyazlandıran Osmanlı idaresi kalkarsa, Müslüman Arapların baskısı tehlikesi vardır. Sonra yabancı bir idare iktisat, memleketin bütün kazanç kaynaklarına musallat olur. Türkler ise piyasa ve pazarda yerlilerin rakipleri değildirler. İşte bir Fransız vesikası:"... Maruni patriyi de bilir ki eğer Fransızlar, gelecek olurlarsa, haksız imtiyazları elinden alacaktır. Patrinin arzusu Fransız himayesinde, fakat Osmanlı idaresinde yaşamaktır"
Sayfa 45 - Pozitif yayınları/2004