Kitap Alman seçkin birliği Liebstandarte'de gönüllü askerlik yapan Erwin Bartmann'ın kendisinin yazdığı anıları üzerine ve okuyunca Tarihte öğretilen bazı şeylerin sadece kazananların propagandası olduğunu anlıyorsunuz. Bu adamların hep kötü oldukları öğretildi fakat aslında ne kadar normal ve sıradan insanlar olduğunu okuyunca görüyorsunuz hatta belki de kötülüğe karşı savaşıp bu savaşı kaybettiler. Kitapta özellikle Rus cephesinin ne kadar zorlu olduğu ve Rusların ne kadar insanlık suçu islediklerini dateylıca anlatıyor, yer yer mideniz bulanabilir. Anlattıklarının gerçek olmadığını düşünenler olabilir fakat ben ömrünün son deminde 88 yaşında anılarını kaleme alan bir adamın anılarını carpıtacağına veya yalan söyleyeceğine pek inanmıyorum zaten kitabının sonunda yaptığı ve aldığı hiç bir karardan pişman olmadığını belirtiyor.
Belki de şahsi suçluluk duygularını bastırmak çabasıyla, masumiyetlerini ilan etmeyi pragmatik bulan Almanlar için SS'in her şubesi Bir günah keçisi haline geldi. Müttefikler Galip sıfatıyla bütün SS'i bir suç örgütü ilan etti - bu, özellikle de Sovyetlerinki olmak üzere, kendi etnik temizlik, toplu katliam ve tecavüz eylemlerinden dikkati uzaklaştırmak için uygun bir yöntemdi.
Her Waffen SS'in fanatik bir Nazi olduğu yönündeki mite rağmen, hiçbir vakit ne Nazi partisinin üyesi oldum ne de bana bu hususta bir baskı yapıldı. Liebstandarte'nin Joachim Peiper gibi yüksek rütbeli subayları bile partiye üye olmayı reddetmişlerdi.