Freya

Freya
@te_kallistee
Oku, sev, sevil, yaşat
19 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·408 syf.··
2025 22. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 23:59
İnanılmaz derecede iyiydi. Öyle sanılsa da aşk romanı olduğunu düşünmüyorum, nefretin ve zehrin romanı bence. Dehşet karamsar bir havası var ve gotik kurgu diyince aklıma ilk bu gelir bundan sonra... Hikaye şöyle başlıyor: Uğultulu Tepeler'in sahibi mr. Earnshaw, Liverpool gezisinde kimsesiz bir çingene çocuk bulur. O döneme baktığımızda İngiltere'ye köle ticareti ve kolonilerden kaçan insanlar dolayısıyla yoğun göç alındığı biliniyor, romanın ana karakteri Heathcliff de muhtemelen o şekilde geldi. Mr. Earnshaw heathcliff'i kendi çocuğu gibi bağrına bassa da bu diğer iki çocuğu arasında kıskançlığa yol açıyor. Büyük oğlu Hindley ve kızı Catherine. Hindley ve heathcliff arasında uzun yıllar devam edecek derin bir nefret var ve birbirlerine işkence ediyorlar. Catherine ve heathcliff arasındaysa tam tersi, birbirlerine tapıyorlar ve birlikte büyüyorlar. Catherine kendi kalıbı olmayan bir karakter. Heathcliff'leyken onun gibi serseri davranıyor, "ruhları her neyden yoğrulmuşsa ikisininki de aynı" ama bir de evlerinin yakınındaki çiftlikte yaşayan Linton'lar var... Edgar Linton Heathcliff'in tam tersi biri. Heathcliff şeytanın yeryüzündeki gölgesiyken Edgar bir melek, sakinliğin temsili. Catherine, Edgar ile tanışıp bir kaza sonucunda onların evinde kaldığında tam bir hanımefendiye dönüşüyor. Tekrar uğultulu tepeler'e döndüğünde de Heathcliff'in kendine çeken o kaosunu arzuluyor. İki uç arasında gide gele asla huzura eremiyor huzur şurada dursun deliriyor, delirişini ilmek ilmek okumak da belirtilmeye değer şekilde çok keyifliydi. Kitaptaki çoğu kadın gibi uzun bir yaşamı olmuyor. Bunun sebebi yazarın kadınsız dünyanın ne kadar acımasız ve ilkel olduğunu göstermek istemesi. Bilhassa anne olduktan kısa bir süre sonra ölen karakterlerin oğullarının nasıl savrulup yoldan
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·144 syf.··
2025 17. kitabı
Bir Delinin Hatıra Defteri, yalnızca bir akıl hastasının günlüğü değil, çaresizliğin, değersizleştirmenin ve toplumun vicdansızlığının ağır bir yansımasıdır. Poprişçin’in yavaş yavaş delirmesi değil; aslında yavaş yavaş unutulması, yok sayılması acıtır insanın içini. Onu çevreleyen herkes -memurlar, doktorlar, hatta insanlığa hizmet yemini etmiş kişiler- duyarsız, soğuk ve zalimdir. Saygı görmenin tek yolu, gözlerinde büyüyen rütbe kavramına erişmektir. Bu yüzden kendini İspanya Kralı ilan eder; çünkü ancak o zaman birileri onu ciddiye alacak, değer verecektir. Deliliği bir savunma kalkanına, hayali bir tahta sarılmış bir sığınma alanına dönüşür. Ama en sonunda attığı yardım çığlıkları bile, boş bir duvarda yankılanmaktan öteye gidemez. Gogol’un Palto adlı öyküsünde, toplumsal hiyerarşi ve rütbe takıntısı sert bir şekilde eleştirilir. En alt kademede çalışan memurlar bile, kendilerinden daha alt pozisyondakileri ezerek güç arar. Akaki Akakiyeviç'in dosdoğru ve sessiz yaşamı, yeni bir palto edinmesiyle bir nebze anlam kazanır. Fakat bu küçük sevinç bile ona çok görülür. Palto çalındığında yardım istemek için gittiği general, yardım edebilecekken onu bekletip azarlayarak ne kadar vicdansız ve şekilci olduğunu gösterir. Gogol burada, küçük insanların çabasının büyük insanlar tarafından nasıl hiçe sayıldığını ve sistemin empati yoksunluğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Gogol’un Burun adlı öyküsünde Binbaşı Kovalev’in burnunun kaybolması, yalnızca fiziksel bir kayıp değil, toplumsal statüsünün elinden alınışını simgeler. Burun, burada yüksek rütbeyi temsil eder; Kovalev ise bir hata sonucu —örneğin önemli bir belgeyi kaybetmiş gibi düşünülerek— rütbesini kaybetmiş bir memurdur. Burnu, yani rütbesi ondan bağımsızlaşıp yüksek konumda yaşamaya devam ederken, Kovalev
Bir Delinin Hatıra Defteri - Palto - BurunNikolay Gogol · Olimpos Yayınları · 20191 okunma
Puan vermedi·59 syf.··
2025 7. kitabı
Sahaf Mendel çevremde epey övülen bir kitap olduğu için bütün kitaplara duyduğumun dışında ekstra bir merakla okudum. Beklentilerimi kesinlikle karşıladı. Kitaba adını da veren ilk novella, olağanüstü bir hafızaya sahip sahaf Mendel beye yaptığı araştırma için kitap danışan bir gencin gözünden anlatılıyor. Mendel beyin zekası zehir gibi, zihin kütüphanesinde binnlerce kitap var ve bilgisayarmışçasına konularına göre takır takır sayabiliyor. Derken kendisi bir rus vatandaşıyken viyana'da yaşadığı için birinci dünya savaşı dolayısıyla esir olarak alınıyor. Otuz yıldır viyana'da yaşayıp halka bilgisiyle hizmet etmesine rağmen iğrenç insan zihniyeti yüzünden savaş kavramının sonucu olarak toplama kampına alınıyor ve iki yıl orada gördüğü işkencelerin ardından bütün yeteneğini kaybediyor. İkinci novellada ise kör bir adamın savaş içindeki dünyayı kendi masumluğuyla olduğundan çok daha güzel hayal ederek "gördüğünü" sanmasını okuyoruz, kalpleri ısıtan bir hikayeydi. Sonuncu hikaye ise para yerine iyilik biriktiren bir adamı anlatıyordu, maneviyat bakımından zengin idi. Genel olarak çok hoş bir kitaptı tavsiye
Edebiyat
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,7bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2025 00:00
Akıl ve Tutku, Jane Austen'ın ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılıydı benim nezdimde. İki kız kardeş olan Elinor ve Marianne, hayatın değişen şartları karşısında her zaman birlikte olmalarına karşın farklı karakterleriyle farklı eylemlerde bulunuyorlar. Elinor daha fazla aklın ve mantığın yolundan ilerlerken Marianne kendini kalbiyle yönetiyor ve duygularını uçlarda yaşıyor. Betimlemeler, psikolojik çözümlemeler, akıcılık gibi bakımlardan oldukça tatmin edici bir kitaptı. Karakter çeşitliliği ve farklı farklı insanların farklı farklı davranışlarını gözlemek çok keyifliydi. Devamlı olarak okuyucu kendi dünyasına çektiğini söyleyebilirim, ben okurken kendi hayatınızı unutup tamamen üçüncü bir kişi minvalinde orada bulunup izliyormuşsunuz gibi hissettiren kitaplardan epey hoşlandığım için bu kitabı da çok sevdim. Jane Austen zaten idolüm olan bir kadın keza 1700'lü yılların sonunda bir kadın olarak kitap okumasına bile iyi gözle bakılmazken üstüne bir de yazar olması ve de bu kadar başarılı bir yazar olup günümüzde İngiliz edebiyatının demir başlarından olması gerçekten takdire şayan. Ayrıca dilini özgün yapan bence satır aralarına ustaca gizlediği mizahı ile ağırdan eleştirilerini yaparken kullandığı zehir ve bunları kullanma dozu da tam tadında. Okurken kahkaha attığım bölümler de oldu insanların bu kadar acınası hale gelmelerine karşı duyduğum farkındalık sebebiyle üzülüp uzaklara daldığım kısımlar da. Okuyun canım tavsiye
Edebiyat
Akıl ve TutkuJane Austen · Can Yayınları · 20239,4bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 19:14
Asimov - Vakıf Ben bilim kurguya bayılıyorum ve Asimov kitaplarını (bu 9. eser oldu) gerçekten seviyorum, bu yüzden beğenmemem gibi bir şeyin ihtimal dâhilinde olmadığı bilinciyle okudum zaten. Vakıf evrenini çok merak ediyordum ama öncesini konu eden robot ve galaktik imparatorluk serilerini bitirmeyi bekledim. Nihayet başladığım için çok mutluyum. Öncelikle Vakıf’ın ilk kitabı olduğu için daha çok tanıtımla geçti. Peki bu Vakıf ne diye sorduğunuzu duyar gibiyim! (Şaka) Şimdi şöyle: Teknoloji aşırı gelişmiş, insanlar evrenin her köşesine yayılmış vs. vs., artık yapacak pek bir şey kalmamış ve imparatorluk çöküş sürecine girmiş. Psikotarihle (insan psikolojisini kitlelere endeksleyerek tarihin akışını formüllerle hesaplama bilimi) bu çöküşten sonra 30.000 yıllık bir karanlık dönem olacağı ve gelinen noktadaki bütün gelişmiş bilimin verilerinin kaybedileceği saptanmış. Bunun üzerine iki adet Vakıf kurulmuş evrenin en uç noktalarında. Birisinin görevi bir galaktik ansiklopedi yazmak ve elde edilen bütün bilimi kaydetmek. Amma ve lakin bu bilgileri temel alarak yeni araştırmalar yapmak yerine sadece yaz anam yaz durumuna dönüyor, yani pek verimli olduğu söylenemez. Derken bu mesele patlıyor, sadece görünen kısmıymış işin. Diğer Vakıf’ın amacı bilinmiyor ve muhtemelen 3. kitapta öğrenme şerefine nail olacağız ahhahshs. Planlanmış tarihi yaşayan gezegenimiz çeşitli krizlerle sınanıyor ve bunları alt etme yollarını okumak çok zevkliydi; gerçekten zekice planlar vardı, kafa açtığını söyleyebilirim. Eleştirecek tek noktam %90 erkek karakterlerin olması. Boğuldum resmen, normalde yarı yarıya koyardı Asimov ama bu sefer cidden beğenmedim bu noktayı. Peki, neler anlatmaya çalışmış derseniz: - Bilimin her zaman var olacağını ve kazanan taraf olacağını, bilimle uğraşmanın modası
VakıfIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20174,321 okunma