“Sarayların çekiciliği kadar,sokak kalabalığının ve kör kuvvetin alkışlarına da kulak asmadan,halka rağmen,fakat halk için çalışmak…Zaten inkılâpçılık bu demek değil mi?”
“Yahut bu nasibimizle biz,belki de bir eski Roma sirkindeki gladyöterler gibiyiz.Hürriyetlerimizin sınırı,etrafımızdaki demir parmaklıklarla çevrilmiştir.Hayatımız ise Sezar’ın bir parmak işaretine bağlıdır.Ama gladyatör her defasında kendini sanki kendi idare eden bir kahraman sayar ve bu haliyle övünür
-Ey Sezar!Uğrunda ölecek olanlar,seni selâmlıyorlar!diye bağırarak arenaya çıkar.”