Madam Bovary Gustav Falubert'in ilk romanı sanırım, benim de bu yazardan okuduğum ilk kitap. Yazarın yaşam öyküsüne bakınca kitabı, cerrah olan babası ve yetişmiş olduğu bu çevreden ilham alarak kaleme aldığını anlıyoruz.
Kitap Madam Bovary'nin içinde sıkışıp kaldığı çıkmazlarını anlatıyor. Açıkçası yoğun betimleyici anlatım biraz yoruyor. Ama yaşam üzerine düşüncelere dalmaktan alıkoyamıyor insan kendini. "Aslında her kadının içinde biraz Madam Bovary yok mu?" diye sorma ihtiyacı hissettiriyor. Bazıları fazlasıyla yadırgayacak, bazıları öfke duyacak belki nadiren hak verenler olacak. Bazıları Charles'a bazılarıysa Madam Bovary'ye acırken bulacak kendini. Cesaret mi, ahmaklık mı, cüretkarlık mı onunki? Ya da hepsi mi? Galiba kitapları kitap yapan okurken kapıldığımız duyguların bambaşkalığı.
Seçtiğiniz hayatı, içinde olduğunuz çıkmazları, güçsüz yanlarınızı ve belki içinizde var olduğunu bilmediğiniz bir miktar Madam Bovary çaresizliğini sorgulatabilir!