7/10
kitabi okurken keyif aldim, ozellikle yozo'nun cocuklugundaki yerlerin cogunun altini cizdim ve en azindan istikrarli bir karakterinin olmasinin benden daha iyi oldugu anlamina geldigini dusundum. insani olarak benden daha iyi birine bile benziyor yozo ama her zaman da yalan soyleme ihtimali var. sonsoz okumak en az kitabi okumak kadar keyif verdi, suci tsusima'nin, osamu dazai olarak gosterdigi hayatin bitmesiyle gelen intihari -tabii boyle olmayabilir de- cok enteresan bir dusunce. boyle bir seyin kurgu olmamasindaki tek kotu yön, gercek olup olmadigini bilememekte. boyle guzel bir fikirle intihar etmisse de bunu gercekte asla bilemeyecegiz. eger bir kurgu karakteri olsaydi bunlari o kurgunun yazari soylerdi ama olen kisi yazarin kendisiyse, geriye hakikati aciklayacak kim kalir?
kitabin dili surukleyiciydi, boyle mahvolus hikayelerini eger guzel yazilmissa okumaktan cok keyif aliyorum. boyle acilari gormek, okumak, izlemek hep fazlasiyla zevk vermistir bana. insan olmanin, sonrasinda bu insanligi yitirmenin boslugu ve istirabi herkes tarafindan bilinmeli. bunlari halihazirda bilenler var benim gibi, ama bilmeyenler boyle seyleri okuduklarinda ne hissediyor merak ediyorum. bos, anlamsiz, gereksiz geliyordur belki onlar icin. ya da hic gercekci durmuyor deyip bu vahsiligin abartildigini dusunuyorlardir ki bu da tamamen kendi iclerinde olan seyin inkarı.
kitap beni bu yasimda etkileyecek kadar degildi cunku ben buna coktan donustum zaten. ama bizim durumumuzu anlatmak adina guzel yazilmis bir eser oldugunu dusunuyorum. insanligini sorgulayan, yitiriyor veya yitirmis olan kisiler icin. ama bence herkes insanligini yitirdi ve sadece yitirmis olanlar bunun acisini hissedebiliyor. insan diye bir sey belki de hicbir zaman olmadi. ya da kabul ettirilmeye calisilan