Her Türk'e küçükken öğretilir; Kur'an, bayrak ve ekmek yere düşürülmez.
SİZLERİ SAKINDIRIYORUZ⤵️ Evet Zamanımızda yaşamış Cehmiyye olanlardan biriside Ziyaeddin el-kudsi'dir Kendisine hak yayınları diyen aslında zındık yayınları  günümüzün Cehmi olan Ziyaeddin kudsi Bunlardan Sakının! Bunlar ki Allah hakkında aynı cehmiyye gibi düşünürler. Şahid oldum ki Tefsir kitaplarında Kur'an'a mahluk diyorlar zındıklar.  ha cehmiyye ha bunlar inanın hiçbir farkları yok. Bunlar cehmiyye fırkasının izinden gidenlerdir. Bugün birçok kişi onların kitap evinden kendi yazarlarından kitap alırlar. İsimleri ise kendilerine (hak yayınları) derler oysaki zındık yayınlarıdır. istisnasız bütün kitapları zehirlidir. Hocalarının ismi Ziyaeddin el-kudsi'dir Cehmi birisidir. Kitapevlerinin ismi (hak yayınları) bunlardan hiçbir kitap almayın uzak durun kitaplarınız arasında yayınevi olarak hak yayınları bulunuyorsa hemen yakıp yok edin. Hak isimli aslında (BATIL) yayınları "kur'an mahluktur" diyor.. Yazı aşağıda ⤵️⤵️ Hak Yayınları davetcinin tefsiri 10. Cüz Sayfa 234 de kuran telafuzumuz mahluktur diyor aynı şekilde  Ankebut suresi 49 naklediyor ve diyorki bu ayetlerde belirtilen kuran kalplerde hafızalarda ezberlenmiş olan kur'an dır ve mahluktur!! Gelelim Bir de Selef İmamlarımızın nakilleri ile karşılaştıralım bakalım Selefimiz bu ve bunlar gibisine ne diyor.⤵️ İmam Malik'e bir adam geldi. 'Biri var Kuran mahluktur diyor' Malik dediki:"Kafirdir zındıktır onu öldürün." (Lalekai, Serhi Usul;412) Safii Hafs el-Ferdle Munazara ediyordu. Hafs 'Kuran mahluktur' dedi.Şafii dediki:'Yüce Allah'a kafir oldun' (Ibn Ebi Hatim;1/148) 📚Imam Ahmed dedi ki: "Hangi küfür bundan daha acıktır? Hangi küfür bundan daha büyük bir küfürdür? Kuran mahlûk olduğunu iddia ettiklerinde, Allah'ın isimlerinin mahluk olduğunu ve Allahın ilminin mahluk olduğunu iddia etmiş oldular.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
#𝙕𝙐𝙈𝙀𝙍_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📢 İyi bilin ki, gönülden tam bir samimiyet ve teslimiyetle yapılan kulluğa lâyık olan yalnızca Allah’tır. O’ndan başka kendilerine bir takım mabudlar ve koruyucular edinenler ise: “Biz bunlara, yalnız bizi Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye tapıyoruz” derler. Allah, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir. Doğrusu Allah, yalancılığı ve inkârcılığı âdet edinenleri doğru yola erdirmez. 3 #Tefsir: 📖 📖 Cenâb-ı Hak, sadece kendisine kulluk yapmamızı istediği halde, bir kısım insanlar, Allah’tan başka mabudlar ve putlar edinip onlara taparlar. Bunlara da, sırf kendilerini Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye taparlar. Nitekim müşrikler putlara tapıyor ve bunların kendileri için Allah katında şefaatçi olacağını ve kendilerini Allah’a yaklaştıracaklarını söylüyorlardı. (bk. Yûnus 10/18) İşin dikkat çeken tarafı, onlar Allah’ı inkâr etmiyorlar, O’nun varlığını kabul edip üstelik O’na daha fazla yakınlaşmak istiyorlar. Fakat meşrû hedefe ulaşmak üzere meşrû olmayan bir yol tuttukları için Allah’ın affetmediği şirke düşüyorlar. Demek ki, kullukta hem hedef doğru tespit edilmeli, hem de o hedefe ulaştıracak vasıtaların doğru olmasına dikkat gösterilmelidir. Bu kâide, Resûlullah (s.a.s.)’in hayatında örneklendiği gibi aslında tüm İslâmî faaliyetlerin temelini teşkil eder. İslâm, putperestliği yasaklar. Hangi bahane ile olursa olsun putlara tapmaya kesinlikle müsaade etmez. Kendilerine göre bir kısım gerekçelerle puta tapanlar ve bu hususta farklı yollara sapanlar hakkında Allah Teâlâ hükmünü verecek ve onlar hak ettikleri cezayı bulacaklardır. Öncelikle düpedüz bir yalanın ve kâfirliğin taraftarı oldukları için, böyle devam ettikleri takdirde, gerçek bir imandan mahrum kalacaklardır. İmandan mahrum olarak öldüklerinde
Semerkandi Hazretleri ifadesi, İslam tarihi ve tasavvuf geleneğinde Semerkand (Özbekistan) kökenli veya orada yetişmiş birçok büyük alim ve veli için kullanılan hürmet dolu bir hitaptır. Tarihte bu nisbeyle (Semerkandi) anılan birden fazla çok önemli şahsiyet bulunmaktadır. En çok bilinen ve kastedilme ihtimali yüksek olan iki büyük ismi şöyle özetleyebiliriz: 1. Şeyh Ebû Bekir es-Semerkandî (Ebu Bekir Vâsıtî) Tasavvufun erken dönem (mütekaddimîn) büyüklerindendir. Aslen Vâsıtlı olup bir süre Semerkand'da yaşadığı için bu nisbeyle anılmıştır. Cüneyd-i Bağdâdî ve Ebû Bekirş-Şiblî gibi büyük zatların sohbetlerinde bulunmuş, Horasan tasavvuf ekolünün şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. 2. Ubeydullah el-Ahrâr Hazretleri (Hâce Ubeydullah-ı Semerkandî) Nakşibendî tarikatının en büyük silsile halkalarından (Altın Silsile) biridir. Taşkent'te doğmuş ancak ömrünün büyük kısmını ve irşad faaliyetlerini Semerkand'da geçirmiştir. Etkisi: Dönemin Timurlu hükümdarları (Ebu Said Mirza, Ahmed Mirza) üzerinde muazzam bir manevi ve siyasi nüfuzu vardı. Savaşları durdurmuş, halktan ağır vergilerin kaldırılmasını sağlamıştır. Kabri: Bugün Özbekistan'ın Semerkand şehrinde, kendi adını taşıyan Hoca Ubeydullah Ahrar kompleksi içindedir. Diğer Bilinen Semerkandî Alimleri Eğer tasavvufi değil de kelam, fıkıh veya tefsir yönüyle bir arama yapıyorsanız, kastedilen kişi şu isimlerden biri de olabilir: Ebû Mansûr el-Mâtürîdî: Sünni akidenin (Maturidiyye) kurucusudur, Semerkand'ın Maturid mahallesindendir. Ebû el-Leys es-Semerkandî: "İmamü'l-Hüda" (Hidayet İmamı) lakabıyla bilinen, Tenbihü'l-Gafilin ve Tefsirü'l-Kur'an gibi eserleri yüzyıllardır Anadolu'da da çok okunan büyük fıkıh ve tefsir alimidir. Semerkandî (Şemseddin): Matematik, astronomi ve mantık alanında eserler vermiş ünlü bilim
1000Kitap
#𝙕𝙐𝙈𝙀𝙍_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📗 Bu kitap, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olan Allah tarafından parça parça indirilmiştir. 1 Biz sana bu kitabı gerçeğin tâ kendisi olarak indirdik. Öyleyse sen de, her türlü şirk ve gösterişten uzak durup ibâdet ve taati yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk et. 2 #Tefsir: 📖 📖 Kur’ân-ı Kerîm Allah tarafından indirilmiştir. Dolayısıyla o, yaratılmış bir varlığın sözü değildir. Bu bakımdan onu çok dikkatli dinlemek ve buyruklarını büyük bir ciddiyet ve titizlikle yerine getirmek gerekir. Kur’an’ın, Allah Teâlâ’nın “Azîz” ve “Hakîm” isimleriyle yakın bir irtibatı vardır. اَلْعَز۪يزُ (Azîz), mutlak güç ve kudret sahibi, kudreti dâima üstün gelen ve asla mağlup edilemeyen demektir. Bu ismin tecellisi ile Kur’an’ın mesajı insanlığa ulaşacak, onun hükümlerinin geçerli olmasını hiçbir kimse engelleyemeyecek, emir ve yasakları sürekli yürürlükte olacaktır. اَلْحَك۪يمُ (Hakîm) ise verdiği hükümler, yaptığı işler her dâim hikmetli ve sağlam olan, tedbir ve yönetmesi bilgiye dayanan demektir. Bu ismin tecellisi ile de Kur’ân-ı Kerîm dil, belagat, fesahat, üslup, nazım ve ihata ettiği bilgiler itibariyle son derece sağlamdır. İhtivâ ettiği tüm hakîkatler nihâyetsiz hikmetlere dayalıdır. Kur’ân-ı Kerîm, gerçeğin ta kendisi olarak nâzil olmuştur. Yani ondaki bilgiler tümüyle doğrudur. İçinde herhangi bir yanlışlık veya şüphe yoktur. Rabbimizin kim olduğunu, O’nun muradını ve bizden nasıl bir kulluk istediğini açıkça beyân etmektedir. Doğru ile eğriyi, hakla bâtılı tüm netliği ile ortaya koymaktadır. O halde kula düşen vazife, Kur’an’ın tarif ettiği şekilde tam bir teslimiyet ve samimiyet içinde Allah’a yönelerek ve yalnızca O’nun rızâsını isteyerek Rabbine kulluk yapmaktır. Bu sûrede, “dini yalnız Allah’a hâlis kılarak
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 💥#Rasûlüm! Kâfirleri kıyâmet günü korkuya kapılarak dehşete düştükleri zaman bir görsen! Öyle ki, artık azaptan kaçıp kurtulacak hiçbir çâreleri kalmamıştır. Çünkü cehenneme çok yakın bir yerde yakalanmışlardır. 51 İş işten geçtikten sonra: “Kur’an’a ve Peygamber’e inandık!” diyecekler. Ama, bu kadar uzak bir mevkiden, tâ âhiretten dünyaya uzanarak, imana ve kurtuluşa ermek nasıl mümkün olacak? 52 Oysa daha önce inanmaları gereken zamanda onu inkâr etmişlerdi; o zaman tamâmen gayb âlemine âit olan âhiret hakkında uzaktan uzağa atıp tutuyorlardı. 53 Neticede, tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, onlarla arzu ettikleri şeyler arasına perde çekilecektir. Çünkü onlar, dinî gerçekler hakkında insanı sürekli şaşkınlığa götüren bir şüphe içindeydiler. 54 #Tefsir: 📖 📖 Ölüm anında zebânîler onları kıskıvrak yakalayacak, korkudan dehşete düşecekler, fakat kaçmaları mümkün olmayacak. İnanmadan ölüp gidecekler. Kabirden kalkarken dehşete düşecekler, yardım eden olmayacak. Cehennemin yakınlığını iyice hissetmeye başladıkları mahşerde dehşete düşecekler, kaçış ve kurtuluş olmayacak. Kıskıvrak yakalanıp cehenneme atılacaklar. Dünyadayken ve fırsat varken inkâr ettikleri için, artık orada Peygamber’e iman etmelerinin bir faydası yoktur. Tekrar dünyaya dönüp iman etmeleri ve yanlışlarını düzeltmeleri de mümkün olmayacaktır. Böyle olunca da, dünyada ölüm onları sevdiklerinden ayırdığı gibi, âhirette de cehennem onları tüm arzu duydukları şeylerden ayıracaktır. Onlarla, tekrar dünyaya dönüp iman etme gibi boş arzularının arasına, bir daha ebediyen kalkmayacak bir perde çekilecektir. O halde bizi ölüm anında ve âhirette böyle çaresiz bırakan inkâr, şirk ve şüphelerden uzaklaşıp, doğru yol rehberimiz Kur’an’ın aydınlığında ve ebedî önderimiz Peygamber