Tevrat, ilâhî bir kuruluştur. Zebur, ilâhî bir nağmedir. İncil, bir müjdedir. Kur'an kurtuluştur.
Sayfa 106 - Diriliş Yayınları·Kitabı okuyor
"Gerçekten ilim öğrenmek nefsi terbiye eder, nefsi terbiye etmek ilim öğretir. Kim hayır yoluna girerse Allah ona bunu kolaylaştırır."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm-’ın amcaoğlu olan Kârun, zühd ve takvâ sahibi, sâlih biriydi. Tevrât’ı en iyi tefsir eden âlim bir kimseydi. Ayrıca kendisine “simyâ ilmi” verilmişti. Lâkin Allâh’ın kendisine bir imtihan olarak verdiği ilim ve servet, onu Hakk’a yaklaştıracağı yerde şımartıp azgınlaştırdı. Kârun, servetini âdeta put hâline getirdi. Öyle ki Mûsâ -aleyhisselâm-, Kârun’a zekâtının hesabını bildirince o: “–Bunları ben kendim kazandım!” diyerek îtiraz etti. Üstelik dünya ihtirâsı onu ahmaklaştırdığı için, Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm-’a iftira etmeye bile yeltendi. Neticede kahr-ı ilâhîye dûçâr oldu ve güvendiği hazineleriyle beraber yerin dibine gömülerek helâk edildi.
Din
...İslâm ulemâsı, rivayet olarak kitaplara giren isrâiliyâtı ihtiyatla karşılamış, reddi gerekince de ağırbaşlılık ve selef büyüklerine olan hürmeti rencide etmeyecek bir üslubla reddetmiştir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın: "Ehl-i Kitab'ın söylediklerini ne red ne de tasdik edin, böylece hakkı tekzib, batılı tasdikten sâlim kalırsınız" mânâsındaki irşadlarının Ehl-i Kitap'la olan münasebetlerde, muhatabın inancına saygı da nasıl mühim bir esas olduğu da anlaşılmış oluyor. Dar kafalarına sığdıramadıkları herşeye safsata diyerek milyonlarca mü'minin inançlarına saygısızlık ilân eden modern barbarların kulakları çınlasın!
Sayfa 367 - 368 5. Cilt | İsrâiliyyât (الإسرائيليّات): Yahudilik ve Hıristiyanlık’tan İslâm kaynaklarına geçtiği kabul edilen bilgiler.
Din
İmam Abdullah Harun
BİYOGRAFİ ​Abdullah Harun 1923 yılında Cape Town'da Müslüman Malay bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocuk yaşta bir yandan İslami ilimleri tahsil ederken bir yandan da hafızlığını tamamladı ve Arapça öğrendi. Cleremont Camii'ne imam olarak atanan Abdullah Harun camide verdiği vaazlar, tefsir dersleri ve örneklik teşkil eden yaşantısıyla kısa sürede büyük bir cemaate sahip oldu. Daha sonra çıkardığı gazetelerle, eylem ve söylemleriyle Güney Afrika'daki ırkçı apartheid rejimine direnen grupların lideri haline geldi. Faaliyetleri rejimi tehdit ettiği için tutuklandı ve hapsedildi. 1969 yılında kaldığı hücrede gördüğü ağır işkenceler sonucunda şehid oldu. Cenazesi on binlerce insanın katılımıyla Cap'taki Devil's Peak Dağı yamaçlarındaki Müslüman mezarlığına defnedildi.
Sayfa 116·Kitabı okuyor
Kur’an93-7
Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?