İlim
"Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir". (Hadid 4 ) .Yani ilmiyle sizinledir .Acuri eş Şeri'a isimli kitabında, Allah Teala'nın kullarıyla beraberliğinin manasının, ilmiyle olan beraberliği olduğuna dair icma nakletmiştir. Ehl-i Sünnet'ten İbn Abdulber ve başka alimler ona ittifak etmişlerdir. Onlardan önce bu meseleye İmam Ahmed delil getirmiştir. O şöyle demiştir: Allah ayete "ilim" ile başlamış "ilim "ile bitirmiştir.
Din
(Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü ancak bastonunu kemiren bir ağaç kurdu göstermişti. (Süleyman) yıkılınca, ortaya çıktı ki cinler gaybı (bilinemeyeni) bilselerdi, o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı. (Sebe' 34:14) - kuranokuyan.com
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir gün birçok şeylerin ve âlimlerin hazır bulundukları bir mecliste bulunuluyordu. Muhtelif ilmî bahisler münakaşa ediliyor, herkes fikrini teyid için hadiseler naklediyor, büyük âlim ve mutasavvıfların sözleri ortaya atılıyordu. Bir köşede murakabe halinde duran Şems bu sırada birdenbire yerinden fırlayıp şöyle bağırıyordu: – Ne zamana kadar başkalarının sözlerini naklederek övüneceksiniz? İçinizden bir kişi çıkmıyor ki “Rabbimden kalbime şöyle ilham olundu?” diye söze başlasın. Bu hadis, tefsir ve hikmete dair söyledikleriniz o zamanın büyük insanlarının sözleridir. Onlar kendilerine ait hal ve makamdan bahsetmişler. Siz bu zamanın adamlarısınız, sizin söyleyeceğiniz bir söz yok mudur?
Nisa Suresi 34. Ayet'e takla attıranlara ithafen
Tarihselci eğilim ve perspektife, "İslam hakkındaki oryantalistik söylemin meydana getirdiği atmosfer ve mevcut siyasi koşulların zorlamasıyla oluşan modern taleplerin meşruiyetinin dayanağı olmaya elverişli bir içeriğe sahiptir" şeklinde bir rol biçilmesi bize göre ya hatalı bir okuma ya da hedef saptırmadır. Zira modern taleplere meşruiyet dayanağı olmaya elverişli içerik, tarihselci eğilimde değil, modernitenin dayatmalarını çok kere tarih üstücülük ve evrenselcilik sütresiyle saklama ve aynı zamanda söz konusu dayatmaları Kur'an üzerinden meşrulaş­tırma gayretleriyle tebarüz eden "klasik İslam modernizmi"ne yakışır bir sıfattır. Zira modern taleplerin meşruiyet dayanağı olmak, Kur'an'm on beş asır boyunca tüm Müslüman âlimlerin bilindik manada "darb etmek" diye tefsir ettikleri "vadribûhünne" (Nisâ 4/34) ifadesini, şimdilerde "evden uzaklaştırmak" gibi hafif veya sözüm ona "şiddet"ten arındırılmış manalar yükleyerek bir bakıma "Kur'an'ı çağdaşlaştırma" cüretinde bulunmaktan başka bir şey olmasa gerektir. Hiçbir usul takip etmeksizin, hiç­bir İlmî gerekçe belirtmeksin Kur'an'daki bir ifadeye modern çağın ilcaatına uygun mana takdirlerinde bulunmanın merhum Fazlur Rahman'ın "ilkesiz yenilikçiler" diye tanımladığı İslam modernistlerine özgü bir tutum olduğu gayet iyi bilinmektedir.
Sayfa 21 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okuyor
Din
- Yani nasıl bir dünya arzuluyorsun? — Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı... Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya... Sevilmeye layık, küçücük kızların or**pu olmadığı, geceleri hacıağaların minicik kızları caddelerden yirmi beş lira pazarlıkla otellere götüremediği, her genç kızın namuslu bir delikanlıyla konuşabildiği, para için namus, ar, haya, hayat, gece, gündüz satılamadığı bir dünya... Muhabbet tellallarının günde otuz lira kazanmadığı bir dünya... Sokaklarda sefillerin bulunmadığı bir dünya... Kafanın, kolun çalışabildiği zaman insanın muhakkak doyabildiği, eğlenebildiği bir dünya...İçinde iyi şeyler söylemeye, doğru şeyler söylemeye salahiyetle kıvranan adamın, korkmadan ve yanlış tefsir edilmeden bu şeyleri söyleyebildiği bir dünya...
Sayfa 21·Kitabı okuyor
“İbret olmaz bize, her gün okuruz ezber de! Yoksa bir mana aranmaz mı bu ayetlerde? Lafzı muhkem yalnız anlaşılan Kur'an'ın; Çünkü kaydında değil hiçbirimiz mananın. Ya açar Nazm-ı Celil’in bakarız, yaprağına; Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına. İnmemiştir hele Kur'an bunu hakkıyla bilin; Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için. "