Puan vermedi·288 syf.··
2026 17. kitabı
İlk 50 sayfada aşırı sıkıldım, hikaye ilerlemeyecek gibi geldi. Diğer kitaplarında olaylar daha mı hızlı akıyordu yoksa bu kitaba başladığımda ben mi yorgundum anlamadım ama sonrasını tek solukta okuyup bitirdim. Bir isim hariç geri kalan hiçbir şey şaşırtmadı beni. Brooke un anne babasının neden öyle davrandığı da bariz belliydi aslında. Sonunda dediğim gibi beni ters köşe yapan bir isim oldu. Beğendiğim kitapların arasına eklendi.
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,705 okunma
2/10
·944 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:36
Normalde bu kadar uzun bir kitaba detaylı bir inceleme yazmak beni bayağı bir zorlar çünkü genelde kalın kitapları okumam normalden çok daha uzun sürer ama bu seriyi ve ejderhalarını biraz fazla sevdiğim için okurken notlar aldım ve tek tek düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü diğer incelemelere baktığımda gördüm ki fazlasıyla abartılmış bir kitap. Bu inceleme spoiler içermektedir. Öncelikle besmele çekip nas felak okuyarak kitabın kapağını açıyoruz sonuçta 900 sayfalık kitap ne olur ne olmaz. Baştan şunu söylemeliyim, ejderhalara bayılıyorum. Fantastik yaratıklar arasında en sevdiklerim kesinlikle ejderhalar. Biraz da bu yüzden bu kitaba bu kadar uzun süre katlandım çünkü gereksiz yere uzatıldığını düşünüyorum. Aslında sadece ben değil diğer incelemelere şöyle bir göz atsanız bile okurlarının neredeyse hepsinin bu kitabın gereksiz uzun olduğu kanaatinde olduğunu görürsünüz. Örnek vererek açıklayayım; ilk bölümde Aretia'daki kurulun kendi aralarında savaş oyunlarından sonra oraya giden öğrenciler hakkında karar vermelerini okuyoruz. 20. sayfanın sonunda bu konuşmalarla ilgili Brennan'ın söylediği ilk cümle geçiyor. Sonra 21. sayfaya geçiyoruz, doğal olarak sohbetin devamını okuyoruz demi. Yok o iş öyle değil. 21. sayfada Violetin o mekan hakkındaki düşüncelerini okumaya başlıyoruz. Tamam 1 sayfa boyunca okuduk, güzel sıkıntı yok. 22. sayfaya geçtiğimizde önceki sayfada söylenen sözün cevabı oradaki başka bir biniciden geliyor. Sonra Brennan tekrar bir şey söylüyor ve sohbet devam ediyor demeyi çok isterdim ama yine violet araya girip odayı anlatmaya başlıyor. Bu sözün cevabı da 23. sayfanın başında geliyor. Yani anlayacağınız üzere, kitapta ciddi bir problem var ki bu da kesinlikle violet ve hiç susmayan düşünceleriyle sürekli araya girilmesi. Şimdi
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,216 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Delirmeler Sarayı..:)
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2026 97. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:55
Kitap, klasik bir roman okuma deneyiminden biraz daha farklı bir yerde. Okuru yalnızca bir hikâyenin içine çekmekle kalmıyor, aynı zamanda karakterlerin zihinsel karmaşasına da dahil eden bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Sayfa sayısı fazla olmasına rağmen genel anlamda akıcı ilerleyen bir yapıya sahip. Özellikle ilk 50-100 sayfalık bölümde karakterlere ve anlatım tarzına alışmak biraz zaman alıyor. Bu süreçte okur zaman zaman zorlanabiliyor; ancak karakterlerin dünyasına girdikten sonra kitap çok daha rahat akan ve merak uyandıran bir hâle geliyor. Kitabın en dikkat çekici noktalarından biri, Selim ve İsmail karakterlerinin birbirinden ayrı iki insan mı, yoksa tek bir zihnin parçaları mı olduğu hissini sürekli vermesi. Bu durum esere oldukça farklı bir okuma deneyimi katıyor. Selim daha günlük hayatın içinde kalan, daha sıradan düşüncelere sahip bir öğrenci olarak karşımıza çıkarken; İsmail çok daha yoğun duygular yaşayan, zihnindeki karmaşayı dışa vuran ve okura bu karmaşayı hissettiren bir karakter olarak öne çıkıyor. Yazar burada yalnızca bir karakter hikâyesi anlatmıyor; insan zihninin kırılma noktalarını, düşüncelerin kontrolden çıkışını ve iç dünyadaki çatışmaları ele alıyor. Özellikle İsmail’in bölümlerinde kullanılan kopuk anlatım, anlamsızlaşan kelimeler ve sürekli devam eden zihinsel hareket hâli, okura bir delirme anını dışarıdan izletmek yerine onun içine sokuyor. Yazar, karmaşayı anlatmak yerine karmaşanın kendisini yaşatmayı tercih ediyor. Kitabın en güçlü taraflarından biri de kurgunun kendi sınırlarını sorgulaması. Karakterlerin kendi varlıklarını ve kurgu içerisindeki yerlerini sorgulamaları, eseri yalnızca bir roman olmaktan çıkarıp daha farklı bir noktaya taşıyor. Bununla birlikte kitabın en zorlayıcı tarafı da yine bu anlatım biçimi.
Delirmeler SarayıGüray Süngü · Ketebe Yayınevi · 202587 okunma
bu hikâye gerçek ile hayal arasında çok ince bir çizgide...
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Merhabalar kitapsevenherkes ailesi Bazen kitapların etkisi kitap bitse bile içinizde yaşamaya devam eder. Taşların Anlattığı benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Roman, engelli doğan bir çocuğun sadece kendi hayatını değil, tüm aileyi nasıl dönüştürdüğünü farklı karakterlerin gözünden anlatıyor. Özellikle abi ile kardeş arasındaki bağ… çok etkileyiciydi. Göremeyen ve birçok ihtiyacını tek başına karşılayamayan kardeşi için abi adeta onun gözleri oluyor; birlikte büyüyorlar, birlikte yaralanıyorlar. İkinci bölümde ise bu kez kız kardeşin dünyasına giriyoruz. Ailenin ilgisinin engelli kardeşe yönelmesiyle kendini yavaş yavaş görünmez hissetmesi… abiyle arasına giren mesafe, içindeki kırgınlıklar ve “ben de varım” çığlığı o kadar gerçek ki, ister istemez insanın içine işliyor . Kitabın en güçlü taraflarından biri de bence toplumun engelli bireylere bakışını çok açık bir şekilde sorgulaması. Merak adı altında yapılan kırıcı yorumlar, uzaklaştırma çabası ve ailelerin yalnız bırakılması çok gerçek ve çok can yakıcı anlatılmış. Ve son bölüm… Engelli çocuğun ölümünden sonra doğan en küçük kardeş, sanki onun eksik kalan sesini, ışığını taşıyor gibiydi. Hiç tanımadığı ağabeyini hissetmesi ve aileyi yeniden bir arada tutan o görünmez bağ… insanın aklında uzun süre kalıyor. Şunu düşündürüyor: Belki de o çocuk konuşabilseydi, kendini ifade edebilseydi aslında tam olarak böyle bir his bırakacaktı. Büyülü gerçekçilikle örülmüş bu hikâye gerçek ile hayal arasında çok ince bir çizgide gidip geliyor. Bazı yerleri gerçekten çok yaralıyor, bazı yerleri uzun uzun düşündürüyor. Notre Dame Edebiyat Ödülü’nü almasına hiç şaşırmadım. Çünkü bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor; sevgi, kayıp, kardeşlik ve hatıraların insanda bıraktığı izleri anlatıyor. Ben bir özel eğitimci olarak
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,623 okunma
Puan vermedi
Sırf inceleme yazacağım diye Yıllar sonra üşenmeyip bu kitabı da Bir kez daha okudum ve yıllar önce Kaleme aldığım makalemde ne kadar haklı ve tutarlı olduğumu bir kez daha anladım. İlk sayfalarda yer alan Maymunların da insanlar gibi içki, sigara, çay, kahve ve tabii tütün kullandıkları gibi malumatlar ile Karşı karşıya kalıp acaba beni bu kitapta İlerleyen sayfalarda ne bekliyor diye İçten içe bir merak uyandırsa da Kitabın genelinde zannedilenin aksine Bilimsel olan veriler değil sadece Darwin'in gözleme dayalı Yorum ve karşılaştırmalar yer almaktadır. Yani öyle müthiş ötesi Bilimsel veriler bekliyorsanız, Bu kitap da sizi hayal kırıklığına uğratacaktır. Zira, Türlerin Kökeni, İnsanın Türeyişi ve tabii İnsan ve Hayvanda Duyguların ifade edilmesi kitaplarında Sadece gözleme ve yoruma dayalı olan Analizler yer almaktadır. Kitabın incelemesine gelecek olursak,
Alıntı
İnsanın TüreyişiCharles Darwin · Evrensel Basım Yayın · 2015903 okunma
4/10
·368 syf.·
2026 58. kitabı
Zorunlu yakınlık sözleşmeli evlilik Önceki kitaptan tanıdığımız Damian, hayatını koruyucu aile sisteminde geçirmiş anne babasının kim olduğunu bilinmeyen biridir. Meğer babası Kevin adında süper zengin bir adammış ve kendi çocukluk arkadaşının kızına babalık yaparken saçma sapan kadınlarla evlenip boşanıp duruyormuş. Bir de Maple denilen Kevinin ailesinin hizmetçisi dadısı gibi bir kadın var. Kevin Stellayı bu kadının yardımıyla büyütmüş sözde. kadını sadece ama sadece Damianla ilgili meselelerde görüyoruz stellayı gerçekten kötülere karşı savunması gerektiği zamanlar da ise kadın resmen hiç var olmamış gibi. Kevin vasiyetinde mirasını hayatında birkaç ay kalan eski eşlerine cömertçe paylaştırırken kendi kızı gibi büyüttüğü kızı ile ölmeden kısa süre önce varlığından haberdar olduğu oğluna gelince şartlar koymuş eğer evlenmezlerse Stellaya karşı kötü davrandığı için boşandığı kadınlara tüm servetini veriyormuş bu şartı da stellayı kendi zihninden korumak için belirlemiş Yani yazar o kadar saçma kurmuş ki kurguyu ... Bir de Stella 28 Damian 21 yaşında ama Stella 13 yaşında bir çocuk zekasındayken Damian 40 yaşında bir adam gibi.. ayrıca Damianın daha bu kadar gençken kendinden 7 yaş büyük ve bariz şekilde akılsız bir kadınla evlenmek zorunda kalması beni sinir etti çocuk zaten zor bir hayattan gelmiş.. dahası bir de Stellanın narsist sevgilisi pzvnk Jeff var sona doğru öğreniyoruz ki Stella ondan hamileymiş meğer kitabın sonuna geldikçe yazar ay daha ne saçmalasam diyip bunu saçmalamak istemiş. Tüm kurgu ve Damian hariç karakterlerin hepsi rezaletti. Yüz karası ve Karışık Kasetin yazarının bu serinin yazarıyla aynı olduğuna inanmak zor. Yazarın önceki kitaplarını sevdiğim için serinin tüm kitaplarını almak gibi bir hata yaptım malesef kitabın tek iyi yanı kolay
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025265 okunma