"Nefsin üç melekesi vardır: akıl, cesaret, şehvet. Buna tekabül eden üç erdemi vardır: hikmet, cesaret, i'tidal. Bu üç erdemin uyum halinde olmasıyla biz dördüncü bir erdeme, yani adalete malik oluruz."
...Bu hadisenin bende uyandırdığı asıl etki, aşkın yok olmayı göze aldıran dinamiği. Başka bir varlığa doğru atılım yapan bir kimsenin, bu atılımı yoklukla nihayetlendirmeyi göze alması, asıl şaşırtıcı olan. Yani âşık, maşukuyla buluşarak iki olmayı dilerken, meğer aşk onu ortadan kaldırmayı tasarlamaktaymış. Aşk ikiliğe izin vermiyormuş.
Sözün özü: İyiliğe nezaketin, bilgiye üslubun, imana muhabbetin, dindarlığa görgünün eşlik etmesi beklenir. Bütün bunlar, "edep" dediğimiz harç cümlesindendir.
Vahye karşı dehayı çıkarmak istemekte insan egosu. Halbuki vahyin doğrultusunda gelişim ve açılmasını yapan dehaların olumlu verim sağnağını görememektir bu... Vahyin mucizesinin karşısında aklın harikası bir direniş bendi olarak kullanılamaz.